باب: {وكان
أمر الله
قدراً
مقدوراً}
/الأحزاب: 38/.
4. ALLAH'IN EMRİ ELBETTE YERİNİ BULUR. (Ahzab,37)
حدثنا عبد
الله بن يوسف:
أخبرنا مالك،
عن أبي الزِّناد،
عن الأعرج، عن
أبي هريرة قال:
قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم: (لا تسأل
المرأة طلاق
أختها
لتستفرغ
صحفتها،
ولتنكح، فإن
لها ما قُدِّر
لها).
[-6601-] Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edildiğine göre Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Hiçbir kadın Müslüman hanım
kardeşinin eşiyle evlenmek için boşanmasını istemesin. Çünkü onun için de
takdir edilmiş birisi vardır."
حدثنا مالك
بن إسماعيل:
حدثنا
إسرائيل، عن
عاصم، عن أبي
عثمان، عن
أسامة قال : كنت
عند النبي صلى
الله عليه
وسلم إذ جاءه
رسول إحدى
بناته، وعنده
سعد وأبي بن
كعب ومعاذ، أن
ابنها يجود
بنفسه، فبعث
إليها: (لله ما
أخذ ولله ما
أعطى، كل
بأجل، فلتصبر
ولتحتسب).
[-6602-] Usame' den şöyle rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi
ve Sellem'in yanındaydım. Kızlarından biri ona bir elçi göndererek oğlunun can
çekiştiğini haber verdi. O esnada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında
Sa'd, Ubey b. Ka'b ve Muaz vardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kızına şöyle
haber gönderdi: "Alan da veren de Allah'tır. Herkesin bir eceli vardır.
Sabretsin ve sevabını Allah'tan beklesin."
حدثنا
حبَّان بن
موسى: أخبرنا عبد
الله: أخبرنا
يونس، عن
الزُهري قال:
أخبرني عبد
الله بن
محيريز
الجمحي: أن
أبا سعيد الخدري
أخبره:
أنه
بينما هو جالس
عند النبي صلى
الله عليه وسلم
جاء رجل من
الأنصار فقال:
يا رسول الله،
إنا نصيب
سبياً ونحب
المال، كيف
ترى في العزل؟
فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم:
(أوَإنكم
تفعلون ذلك،
لا عليكم أن لا
تفعلوا، فإنه
ليست نسمة كتب
الله أن تخرج
إلا هي كائنة).
[-6603-] Abdullah b. Muhayriz el-Cumahi şöyle rivayet etmiştir: Ebu Said
el-Hudri Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında otururken Ensardan bir
adam gelip Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Bizim esirlerimiz var. Malı
mülkü de severiz. Azil (doğum kontrolü) yapabilir miyiz?" diye sordu. Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona şöyle cevap verdi: "Siz bunu yapıyor
musunuz? Yapmanızda bir sakınca yoktur. Ancak Allah'ın dünyaya gelmesini takdir
ettiği her canlı mutlaka dünyaya gelir."
حدثنا موسى
بن مسعود:
حدثنا سفيان،
عن الأعمش، عن
أبي وائل، عن
حذيفة رضي
الله عنه قال:
لقد
خطبنا النبي
صلى الله عليه
وسلم خطبة، ما
ترك فيها
شيئاً إلى
قيام الساعة
إلا ذكره، علمه
من علمه وجهله
من جهله، إن
كنت لأرى
الشيء قد
نسيت، فأعرفه
كما يعرف
الرجل الرجل
إذا غاب عنه
فرآه فعرفه.
[-6604-] Huzeyfe r.a.'den şöyle rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve
Sellem bize bir hutbe okudu. Kıyamete kadar anlatmadık hiçbir şey bırakmadı.
Anlayan anladı, anlamayan anlamadı. Nasıl insan uzun süre görmediği birini daha
sonra görür görmez tanıyabiliyorsa ben de o anlatılanlardan unuttuğum bazı
şeyleri görüp hatırlıyorum.
حدثنا
عبدان، عن أبي
حمزة، عن
الأعمش، عن
سعد بن عبيدة،
عن أبي عبد
الرحمن
السلمي، عن
علي رضي الله
عنه قال:
كنا
جلوساً مع
النبي صلى
الله عليه
وسلم ومعه عود
ينكت في
الأرض، وقال:
(ما منكم من
أحد إلا قد
كتب مقعده من
النار أو من
الجنة). فقال
رجل من القوم:
ألا نتكل يا
رسول الله؟
قال: (لا،
اعملوا فكل
ميسَّر. ثم
قرأ: {فأما من
أعطى واتقى}.
الآية).
[-6605-] Ali r.a.'den şöyle rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve
Sellem'in yanında oturuyorduk. Elinde bir sopa vardı, sopayı yere vurup iz
çıkarıyordu. Sonra: "Aranızdan hiç kimse yoktur ki cennetlik ya da
cehennemlik olacağı yazılmış olmasın" dedi. Bunun üzerine bir adam:
"Ey Allah'ın elçisi, biz bu yazgıya dayanıp güvenmeyelim mi?" diye
sordu. O da: "Hayır, siz amel edin. Zira bunların her biri kolaylaştırılır"
dedi ardından da "Artık kim (infak edip) verir ve sakınırsa, o el-Hüsna'yı
da doğrularsa; Biz de ona kolayolanı kolaylaştırırız. Amma kim cimrilik eder ve
kendisini müstağni görür, o el-Hüsna'yı da yalanlarsa; Biz de ona en zor olanı (isyanı)
kolaylaştırırız"(Leyl, 5-10) ayetlerini okudu.
AÇIKLAMA:
Allah'ın emri elbette yerini bulur: Yani gerçekleşmesi kesin
olan bir hükümdür. Emir kelimesi ..... ya da ..... kelimelerinden birinin
tekilidir. Bu kelimelerin her biri .... ile kullanılabilir.
İbnu'l-Arabi şöyle demiştir: Bu hadiste kader konusunda dinin
temel meselelerinden biri yer almaktadır. Bu durum itaat ve amel etmeye engel
olmadığı gibi isyankarlığa de engel değildir. Ulaşacağı kesin olmasa da yarının
rızkı için beklemeye mani oluşturmaz.
İbn Abdilberr şöyle demiştir: Bu hadis delaleti bakımından ilim
ehli nezdinde kaderle ilgili hadislerin en güzelidir. Erkek, geçimini
sağlayamadığını düşünen kadının isteğine uyarak onu boşasa da boşanmış olmak
kadın için bir şeyi değiştirmez. Kocası onun isteğine uysa da uymasa da kadın
yine Allah'ın kendisi için takdir ettiğinden fazlasını elde edemez. Bu durum şu
ayetle aynıdır: "De ki:
"Allah'ın bizim için yazdığından başkası asla bize isabet
etmez."(Tevbe, 51)
(.....) Yere vurmak anlamındadır.
Ey Allah'ın elçisi, biz bu yazgıya dayanıp güvenmeyelim mi?:
Mansur'un 'rivayetinde ve aynı şekilde Şube'nin rivayetinde bu ifade "Biz
bu yazgıya güvenip ameli terk edelim mi?" şeklinde ziyade ile yer alır. Bu
da kadere güvenmek anlamındadır.
Siz amel edin. Zira bunların her biri kolaylaştırılır: Soru,
amel işlemenin zorluğundan ötürü terk edilmesi, zira her halükarda Allahın
takdirinin gerçekleşeceği yönündedir. Bu soruya şöyle cevap verilmiştir: Herkes
ne içinyaratıldıysa o kendisi için kolaylaştırılır, bu nedenle hiçbir zorluk
yoktur. Allah'ınkolaylık dilediği kimseye amel işlemek kolay gelir.
Et-Tibi şöyle demiştir: Bu hikmetli bir üslupla verilmiş bir
cevaptır. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara amel işlememeyi yasaklamış,
kulun yapması gereken ibadetle.ri yerine getirmelerini emretmiş, gayp
konularında tasarrufta bulunmalarına kızmıştır. İbadet etmeyi ya da terk etmeyi
cennet veya cehenneme girmenin tek sebebi olarak görmemelerini, ibadetlerin
sadece birer alamet olduğunu belirtmiştir.