m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Meyveyi Olgunlaşmadan Satmak ve Yaş Hurmayı Kuru Hurma Karşılığında Satmak

 

23028. Rafi b. Hadic der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), olgunlaşmamış ekinin satışını ve yaş hurmayı kuru hurmaya karşılık satmayı yasakladı."

 

Tahric: Darakutni (3/36:145, müellifin tarikiyle). Ebu Davud (3393), Nesai (4617, 6126); İbn Mace (2267, 2449); hepsi müellifin isnadıyla.

 

 

 

23029. Cabir der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), olgunlaşmamış ekinin satışını ve yaş hurmayı kuru hurmaya karşılık satmayı yasakladı.''

 

Tahric: Humeydi (1292); Buhari (2381); Müslim (3/1174:81, 82 müelliften ve başkalarından uzun metinle), Nesai (6114, 4606, 4607, 4610, 6230, 6115, 6141, 6229); Ebu Ya'la (1840=1845,

 

 

 

23030. Sehl b. Ebi Hasme der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hurmayı hurma karşılığında satmayı yasaklamıştır. Getireceği kuru hurma tahmin edilip hane halkının yaş olarak yediği ariye konusuna ise müsaade etmiştir."

 

Tahric: Buhari (2191), Müslim (3/1170:69 sonrası, 67), Ebu Davud (3356) ve Nesai (6133) hepsi müellifin isnadıyla. Tahrici için 23032'e bakın.

 

 

 

23031. İbn Abbas der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), olgunlaşmamış meyvenin satışını ve yaş hurmayı kuru hurmaya karşılık satmayı yasakladı."

 

Tahric: Ahmed (1/224), Buhari (2187), Tahavi (4/33), Taberani (11/11795) ve müellifin isnadıyla Beyhaki (5/308).

 

 

 

23032. Rafi b. Hadic ve Sehl b. Ebi Hasme derler ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hurmayı kuru (olmuş) hurma karşılığında satışını yasaklamıştır. Getireceği kuru hurma tahmin edilip hane halkının yaş olarak yediği ariye konusuna (yani ticaret maksadı olmayan miktardaki satışa) müsaade etmiştir.''

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe, Müsned (74, aynı isnadla), Ahmed (4/140), Buhari (2384), Müslim (3/1170: 70; müelliften), Taberani (6/5635), Beyhaki (5/309, müellifin tarikiyle), Tirmizi (1303) ve Nesai (6134, müellifin isnadıyla).

 

 

 

23033. Ebu Said der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), muhakala ve müzabene'yi yasakladı. Muhakala, ekinde; müzabene ise hurma ağacınıdan toplanan hurma)da olur."

 

Tahric: Malik (2/625:24), Ahmed (3/67), Darimi (2557), Buhari (2186), Müslim (3/1179:105), Nesai (4612) ve İbn Mace (2455).

 

 

 

23034. Ebu Hureyre der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), olgunlaşmamış ekinin satışını ve yaş hurmayı kuru hurmaya karşılık satmayı yasakladı."

 

Tahric: Ahmed (2/484), Müslim (3/1179:104), Tirmizi (1224 "hasen sahih") ve Nesai (4611).

 

 

 

23035. İbn Ömer der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hurmayı hurma karşılığında satmayı yasaklamıştır."

 

Tahric: Ahmed (2/8, 5/182), Humeydı (622), Müslim (311167:57), Nesai (6123), Ebu Ya'la (5393=5415,5453=5476), Taberani (5/4757 müellifin tarikiyle), Tahavi (428) ve Beyhaki (5/308) hepsi müellifin isnadıyla.

 

 

 

23036. ismail eş-Şeybanı bildiriyor: Hurma ağaçlarındaki hurmaları, fazlası da eksiği de satın alanlara ait olmak üzere sattım ve bunun hükmünü İbn Ömer'e sordum. İbn Ömer: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu yasakladı; ancak ariye konusuna (ticaret maksadı olmayan miktardaki satışa) müsaade etmiştir" cevabını verdi.

 

Tahric: Ahmed (2/11), Şafii (2/150:517), Humeydı (673), Beğavi, Ca'diyyat (1644), Tahavi (4/69) ve Hakim (4/365; sahih olduğuna dair hükmü Zehebi de onaylamıştır).

 

 

 

23037. Cabir der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), olgunlaşmamış ekinin satışını ve yaş hurmayı kuru hurmaya karşılık satmayı yasakladı."

 

23038. Nafi der ki: "Muhakala, ekinde, müzabene ise hurma ağacın(dan toplanan hurma'da olur."

 

23039. Zeyd b. Sabit der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), olgunlaşmamış ekinin satışını ve yaş hurmayı kuru hurmaya karşılık satmayı yasakladı."

 

Tahric: İbn Ebi: Şeybe, Müsned (132), Ahmed (5/185, 190) ve Tirmizi: (1300).

 

 

 

23040. İbn Abbas der ki: "Hurmayı hurma karşılığı satacak olan, ağaçların başındaki hurmaları ölçerek satarken, aralarında bir dinar veya on dirhem fark olduğu takdirde bunun bir sakıncası yoktur."

 

23041. İbn Abbas der ki: "Ağaçların başındaki hurmayı hurma karşılığı satacak olanın satacağı hurmayla alacağı hurma arasında on dirhem veya bir dinar fark olduğu takdirde bunun bir sakıncası yoktur."

 

23042. İbn Ömer der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), olgunlaşmamış ekinin satışını yasakladı."

 

Tahric: Malik (2/624: 23), Buhari (2171) ve Müslim (3/1171:72, 73).

 

 

 

23043. Vekı der ki: Müzabene'nin açıklamasının şöyle olduğunu duyduk: Henüz ağaçta olan hurmayı, (kuru) hurmayla satın almaktır. Muhakala: Henün başak olan ekini, buğday ve arpa karşılığı satın almaktır. Ariye ise, birinin, başka bir kişiye ait olan bir bahçede, miras veya satın alarak sahip olduğu ağaçtır."

 

 

 

Buğdayı Hurmayla ve (Ekmek Yapımında Kullanılan) Tahılı, Buğdayla Veresiye Şartıyla Değiştirmek

 

23044. İbn Abbas der ki: "Buğdayı, hurma karşılığı veresiye olarak satın almak faizdir."

 

23045. Ebu'z-Zübeyr der ki: "Cabir, iki müd tahılı, bir müd buğday karşılığı veresiye olarak satın almayı kerih gördü."

 

 

 

Bir Şeyi, Bakmak Şartıyla Satın Alan Kişi

 

23046. Hz. Ömer bir adamdan bir at satın aldı ve deneyeceğini hoşuna gitmezse satın almayacağını söyledi. Hz. Ömer yanındaki bir adamı ata bindirdi ve at sakatlandı, (Aralarındaki ihtilafı halletmesi için) Şureyh'i hakem kabul ettiklerinde, Şureyh, Ömer'e: "Ya atı al ya da aldığın gibi sağlam olarak geri ver" dedi. Hz. Ömer: "Sen hakkın acı alanıyla hükmettin" dedi.

 

Şa’bi ekledi: "Hz. Ömer; Şureyh'i Kufe kadılığına tayin etti ve Ka'b b. Sur'u da Basra kadısı olarak görevlendirdi."

 

23047. Ebu Kurra bildiriyor: Süleyman b. Rabia el-Bahill, bir adamdan, denemek şartıyla, fiyatta anlaşarak hayvan satın aldı ve hayvan öldü. Süleyman, müşteriye hayvanın parasını ödetti.

 

23048. Cabirı Amir(-i Şa’bi)'nin, denemek şartıyla satın aldığı hayvanın ölmesi durumunda: "Zararı müşteriye aittir" dediğini nakleder.

 

23049. Hasan(-ı Basri) der ki: "Müşteri muhayyer olduğu takdirde, telef olan şeyin zararını öder."

 

23050. Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: "Kişi, muhayyer olmak şartıyla bir mal satın alır da bu mal yanındayken ölürse, eğer fiyatı belirlenmişse zarar kendisine aittir. Eğer fiyat belirlenmemişse, bu mal yanında emanet sayılır."

 

23051. İbn Ebi Leyla şöyle derdi: "Satan muhayyerliği kabul eder de mal müşterinin yanında ölürse, müşterinin zararı karşılaması gerekmez.''

Süfyan(-ı Sevr!) ise: "Kıymetini ödemek zorundadır" der.

 

 

 

Birine: ''Sen Şahit misin?" Diye Sorulunca, "Hayır" Diyenin Durumu

 

23052. Cabir bildiriyor: Bir kişi, birine: "Sen (bu meseleye) şahit misin?" diye sorunca, adam: "Hayır" deyip sonra gelerek şahitlik eden kişinin durumu hakkında: "Şahitliği caizdir" dedi.

 

23053. Cafer b. Muhammed bildiriyor: Kasım b. Muhammed, Eban b. Osman'ın yanında bir adam hakkında şahitlik yaptı. Adam, Kasım'a şahitlik ettiği konuda bir şey hatırlatmaya çalışınca, Kasım: "Hatırlamıyorum ve söylediğim şeyden başka bir şey de bilmiyorum" dedi. Sonra çıkıp gitti. Halk oradayken hatırladı ve (geri dönüp): "Bu adam bana bir şeyi hatırlatmaya çalışmıştı ve ben de hatırlamamıştım. Bana söylediği şeyi hatırladım ve bunun söylediği haktır. Ben de bunun söylediklerine şahitlik ederim" dedi.

 

 

 

Mukateb Kölenin Satışı

 

23054. Ata bildiriyor: İbn Mes’ud, mukateb kölenin satılmasını mekruh görürdü.

 

23055. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Mukateb olan kölenin, mükateblik ücretinden bir kısmı henüz ödenmemişse, köle mukateblik ücretini ödediği zaman, satın alan onu azad edecekse onu satmakta bir sakınca yoktur. Mukateb, köle olarak kalmak üzere satılamaz." 

 

23056. Hişam b. Urve, babasından naklediyor: Mukateb köle olan Berire, Hz.

Aişe'nin yanına gel(ip maddi yardım istey)ince, Hz. Aişe Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Berıre'yi, velayeti (öldüğü zaman veraset hakkı) sahiplerine olmak üzere satın alayım mı?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onu satın al ve azad et. Çünkü velayet hakkı onu azad edene aittir" buyurdu.

 

Tahric: Malik (2/780: 17 uzun metinle), Ahmed (6/213), Buhari (2563, 456), Müslim (2/1143; 8, 9, 11; müellifin isnadıyla), Ebu Davud (3926), Nesai (5644; uzun metinle) ve İbn Mace (2521; müelliften).

 

 

 

Hürriyeti Karşılığı Vermesi Gerekenden Borcu Olan Mukateb Cariyenin çocuğu

 

23057. İbn Ebi Müleyke bildiriyor: Bir kadın, mukateb oldu (sahibine belli bir miktar ödeyerek hürriyetini kazanma karşılığı anlaşma yaptı) ve bu süre içerisinde iki çocuğu oldu, sonra da vefat etti. Bu durum Abdullah b. ez-Zübeyr'e sorulunca: "Eğer annelerinin yaptığı anlaşmayı yerine getirirlerse bu onların hakkıdır. Anlaşılan miktarı ödedikleri takdirde hürriyetlerini kazanırlar" dedi.

 

23058. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Mukateb olan cariyenin çocuğu, annesi gibidir. Onun azad olmasıyla kendisi de azad olur, köle olmasıyla o da köle olur. Eğer anne ölür de, çocukları, annelerinin hürriyetini kazanma karşılığı ödemesi gereken miktarın kalan kısmını ödeyecek olurlarsa hürriyetlerini kazanırlar, ödeyemeyecek olurlarsa köle olarak kalırlar.''

 

23059. Hz. Ali der ki: ''Mukateb'in çocuğu, konum olarak mukateb gibidir.''

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Umra (Bir Meskenin Menfaatini Ömür Boyu Birisine Bağışlamak) ile ilgili Görüşler