|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Hakemin Hasımlardan
Birinin Tarafını Tutması
23413. Kabus, babasından
naklediyor: İbn Abbas; "Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta
tutanlar ve Allah için şahitlik edenler olun ... " (Nisa Sur. BS) ayetiyle
ilgili olarak şöyle dedi: "Bu ayet, hakimin yanında oturan iki hasım
hakkındadır. Hakimin, birisinin lehine, diğerinin aleyhine olmak üzere birisine
doğru meyledip diğerinden yüz çevirmesiyle ilgilidir."
23414. Mesruk, Abdullah
(b. Mes’ud)'un şu sözünü bildirir: "insanlar arasında hüküm veren hiçbir
hakem yoktur ki, kıyamet günü haşredildiğinde bir melek onu ensesinden tutup
cehenneme getirmesin. Sonra melek başını semaya kaldırır. Eğer (Yüce Allah
meleğe): ''Onu at!'' derse, melek, onu (cehennemin) öyle derin bir çukuruna
atar ki, kırk yılda o çukurun dibine varabilir.
Mesruk der ki: "Bir
gün hak ile hükmetmem, benim için, Allah yolunda savaşacağım bir yıldan daha
sevimlidir" buyurdu.
Tahric: Ahmed (1/430),
İbn Mace (2311), Taberani M. el-Kebir (10110313), Darakutni (4/205: 9) ve
Beyhaki (10/97).
23415. İbn Abbas der ki:
"Hz. Süleyman'ın imtihan olduğu şey, Cerade ahalisi sebebiyle karşılaştığı
imtihandır. Cerade kadındı ve Hz. Süleyman da, onların lehine hüküm verebilmek
için Cerade ahalisinin haklı olmalarını arzu ediyordu."
Tahric: Nesai (10993,
uzun metinle) ve Taberi Tefsir (1/449).
23416. Hz. Ömer der ki:
"Gökyüzü ahalisinin hakimiyle karşılaşacakları gün dolayısıyla yeryüzünde
adaleti öne geçirip hak ile hükmedenler, hevasına göre hüküm vermeyenler, hüküm
verirken yakınlarına iltimas etmeyenler, hüküm verirken ne bir istekleri ne de
korkuları olmayanlar ve Allah'ın Kitab'ını gözünün önünde bulunduranlar
dışındaki hakimlerin vay haline."
23417. Rufey'
Ebu'l-Aliye, Hz. Ali'nin şu sözünü nakleder: "Hakimler üçe ayrılır.
Bunlardan ikisi
cehennemde, birisi de cennettedir." Hz. Ali, Cehennemdekileri zikredip
şöyle dedi: "Bilerek haksız yere hüküm veren cehennemdedir. Doğru hüküm
vermek isteyen; ama yanlış hüküm veren kişi de cehennemdedir. Hakkı bilip
onunla hükmeden ise cennettedir." (Ravi) der ki: Rufey'e: "Peki hak
ile hükmetmek isteyen, ama yanılan kişi hakkında ne dersin?" deyince,
bana: "Bu kişinin, hüküm verme konusunda bilgisi olmadığını bilip hakim
olmaması gerekirdi" karşılığını verdi.
Tahric: Ebu Davud
(3568), Tirmizi (1322), Nesai (5922), İbn Mace (2315) ve Hakim (4/90) iki
kanalla rivayet edip birincisini sahih kabul etti, Zehebi de onu onayladı.
İkinci rivayeti Müslim'in şartına göre sahih kabul etti ve Zehebi de ona
muvafakat etti).
23418. Katade, Ebu Musa
el-Eş'arı'nin: "Hakimin, tıpkı gece ile gündüzün farkı belli olduğu gibi
hakkın da öylece belli olmadan hüküm vermemesi gerekir" dediğini nakleder.
Hz. Ömer bu sözü duyunca: "Ebu Musa doğru söyledi" dedi.
23419. Hasan( -I Basri)
der ki: ''... Faslu'l-hitab..." (Sad Sur. 20) ayetinden kasıt, hüküm
vermede bilgi sahibi olmaktır."
23420. (Kadı) Şureyh der
ki: ", .. Faslu'l-hitab ... " (Sad Sur. 20) ayetinden kasıt, şahitler
ve yeminlerdir."
23421. Mücahid der ki:
''Allah hikmeti dilediğine verir" (Bakara Sur. 269) ayetindeki hikmetten
kasıt, peygamberlik değildir. Kasıt, ilim, Kur'an ve fıkıhtır."
23422. Şa’bi, Ziyad (b.
Hudeyr)'in şöyle dediğini nakleder: " ... Faslu'l-hitab ... " (Sad
Sur. 20) ayetinden kasıt, söze "Emma ba'd (o halde)" sözüyle
başlamaktır.
23423. Hakem, Şureyh'in:
''... Faslu'l-hitab .. ," (Sad Sur. 20) ayetinden kasıt, şa'hitler ve
yeminlerdir" dediğini bildirir.
23424. Abdurrahman b.
Ebi Bekre, babasından, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Hakim, sinirliyken, iki kişi arasında hüküm vermesin" buyurduğunu
nakleder.
Tahric: Müslim (3/1343:
17'den önce).
23425. (Kadı) Şureyh der
ki: "Hiçbir zaman, hasımlardan herhangi birinin ne sözünü kestim, ne de
ona delilini telkin ettim."
23426. Abdurrahman b.
Ebi Bekre, babasından bildiriyor: "Hakim, sinirliyken, iki kişi arasında
hüküm vermesin."
Tahric: Buhari (7158),
Müslim (3/1342: 16), Ebu Davud (2584), Tirmizi (1334), Nesai (5962), İbn Mace
(2316). 23424'e bakın.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Hakimin Kararının
(Haramı) Helal Yapmadığı Şeyler