m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Hakimin Kararının (Haramı) Helal Yapmadığı Şeyler

 

23427. Ümmü Seleme'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Siz davalarınızı halletmek için bana müracaat ediyorsunuz. Ben ancak bir beşerim (Allah bildirmedikçe gaybı bilemem). Delilini ortaya koymada kiminiz kiminizden daha düzgün ifadeli olabilir. Ben şüphesiz sizden işittiğim sözlerinize göre aranızda hükmederim. Artık kimin lehinde kardeşinin hakkından bir şeye hükmedersem sakın o kimse (aslında hakkı olmayan) o şeyi (kardeşinden) almasın. Çünkü ben o kimse için ateşten bir parça kesmiş olurum. O kimse o parçayı kıyamet günü getirir."

 

Tahric: Malik (2/719:1), Ahmed (6/307 müellifin isnadıyla), Buhari (6967), Müslim (3/1337:4), Ebu Davud (3578), Tirmizi (1339), Nesai (5985, 5943, 5956), İbn Mace (2317, müelliften) ve Taberani (23/906).

 

 

 

23428. Üm mü Seleme bildiriyor: Ensar'dan iki adam Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip aralarındaki bir miras konusunda davalaştılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara şöyle buyurdu: "Siz davalarınız ı halletmek için bana müracaat ediyorsunuz. Ben ancak bir beşerim (Allah bildirmedikçe gaybı bilemem). Delilini ortaya koymada kiminiz kiminizden daha düzgün ifadeli olabilir. Ben şüphesiz sizden işittiğim sözlerinize göre aranızda hükmederim. Artık kimin lehinde kardeşinin hakkından bir şeye hükmedersem sakın o kimse (aslında hakkı olmayan) o şeyi (kardeşinden) almasın. Çünkü ben o kimse için ateşten bir parça kesmiş olurum. O kimse o parçayı kıyamet günü getirir." Ümmü Seleme der ki: "Bunun üzerine o iki adam ağlayarak ikisi de: "Ben hakkımı kardeşime veriyorum" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Eğer böyle diyorsanız gidin ve doğru olup hak üzere kardeş olun ve sonra paylaşın ve her biriniz diğer kardeşine hakkını helal etsin" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (6/320), İbnu'l-Carud el-Münteka (1000), Tahavi Şerh Meani'l-Asar (4/154), Taberani (23/663, hepsi müellifin isnadıyla), Ebu Davud (3579, 3580), Ebu Ya'la (6861=6897, 6992=7027), Darakutni (4/238: 123), Hakim (4/95, Müslim'in şartına göre sahih kabul etti ve Zehebi de ona muvafakat etti).

 

 

 

23429. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ben ancak bir beşerim (Allah bildirmedikçe gaybı bilemem). Delilini ortaya koymada kiminiz kiminizden daha düzgün ifadeli olabilir. Ben kimin lehinde kardeşinin hakkından bir parça kesersem, şüphesiz o kimseye ateşten bir parça kesmiş olurum."

 

Tahric: İbn Mace (2318 müelliften), Ahmed (2/332 müellifin isnadıyla), Tahavi (41154), İbn Hibban (5071) ve Ebu Ya'la (5894=5920, 5915=5941).

 

 

 

23430. İbrahim bildiriyor: (Kadı) Şureyh hasımlara şöyle dedi: "Zalimler kimin hakkını aldıklarını bilirler. Zalim cezasını beklemektedir. Mazlum ise yardım edileceği zamanı beklemektedir.''

 

23431. Muhammed (b. Sirin) bildiriyor: (Kadı) Şureyh'in hasımlara söyledikleri arasında şu sözler de vardır: "Ey Allah'ın kulu! Vallahi, lehine hüküm veriyorum. Aslında senin haksız olduğunu sanıyorum; ama ben zan ile hüküm veremem. Ben getirdiğin delillerle hüküm veririm. Benim verdiğim hüküm sana haram olan şeyi helal kılmaz."

 

 

 

Hüküm Verme ve Bu Konuda Gelen Rivayetler

 

23432. Enes b. Malik'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hakimliği isteyen kimse nefsiyle baş başa bırakılır (Allah tarafından kendisine yardım edilmez.) Kim de bu işe zorla getirilirse Allah ona bir melek gönderir de onu doğruya yöneltir."

 

Tahric: Ahmed (3/118, 220), Tirmizi (1323, 1324), İbn Mace (2309), Ebu Davud (3573) ve Hakim (4/92, sahih kabul etti ve Zehebi de ona muvafakat etti).

 

 

 

23433. Haris el-Basri der ki: "israiloğullarından birine kadılık görevi verildiği zaman, ona peygamberlere bahşedilmiş olan hüküm verme kabiliyeti de verilirdi."

 

23434. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hakimlik görevini alan kişi, bıçaksız boğazlanmış gibidir.''

 

23435. (Kadı) Şureyh der ki: "Hüküm vermek kordur. Bu koru iki çubukla yani iki şahitle uzaklaştır."

 

23436. Ma'n b. Abdirrahman bildiriyor: Şureyh şahitlere şöyle derdi: "Sizi ben çağırmadım. (Şahitlik etmeden) kalkıp gidecek olursanız da size engelolmam. Hükmü verecek olan sizsiniz (sizin şahitliğinizdir); ben de size sığınıyorum (sizin şahitliğinize göre hüküm veriyorum); siz de kendi nefsinizi koruyunuz," 

 

23437. Furat b. Ebi Bahr bildiriyor: Bir adam Şa'bi'ye: "Allah'ın sana gösterdiğiyle aramızda hüküm ver" deyince Şa’bi: "Ben kendi görüşümle hüküm vermiyorum" dedi.

 

23438. Abdurrahman der ki: "Hz. Davud'a hüküm vermesi emredilince, nasıl hüküm vereceğini bilemedi. Yüce Allah, ona: ''Onlara delillerini sor ve yemin ettir'' diye vahyetti."

 

23439. Amr bildiriyor: Hakem b. Eyyub, bir grubu kadılık görevine getirdiğini bildiren bir yazı yazınca, Cabir b. Zeyd: "Eğer, kadılık yapmam için bana yazı gönderecek olsaydı kaçardım" dedi.

 

23440. Eyyub bildiriyor: Abdurrahman b. Uzeyne vefat ettiği zaman, kadı olarak Ebu Kılabe'nin adı zikredilince, Ebu Kılabe kaçıp Şam'a geldi. Şam'a gelişiyle Şam kadısının azledilmesi aynı tarihe düşünce oradan da kaçıp Yemame'ye gitti. Daha sonra onunla karşılaştığımda şöyle dedi: "Bana göre, hakim, denizde yüzen kişi gibidir. Boğulmadan önce ne kadar yüzebilir ki!"

 

23441. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Halka kadı tayin edilen kişi, bıçaksız boğazlanmış gibidir.''

 

Tahric: Ahmed (2230, 365), İbn Mace (2308 müelliften), Ebu Davud (3566), Tirmizi (1325 "Bu kanalla hasen garib"), Nesai (5923 ve sonrası) ve Hakim (4/91, senedinin sahih olduğunu söyledi ve Zehebi de ona muvafakat etti). 23434'e bakın.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Hakimin Hüküm Vermeye Başlarken ilk Yapması Gereken Şey