m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Alışverişte Kapara Vermek

 

23656. Zeyd b. Eslem, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) alışverişte kapara vermeyi helal saydığını nakleder."

 

23657. Said b. el-Müseyyeb der ki: "iç yağı, hayvan yemi ve yiyeceği kapara vererek almak caiz değildir. Kaparolu alışveriş bunlar dışındaki şeylerde olur.''

 

23658. İbn Ebi Necih bildiriyor: Mücahid, kaparolu alışverişte sakınca görmezdi.

 

23659. İbn Sirin, kişinin tuz alırken tuzcuya veya başka bir alışverişte kapara vermesinde ve: "Eğer falan tarihe kadar gelip alırsam alışveriş tamamdır. Yoksa mal (da, kapara da) senindir" demesinde bir sakınca görmezdi.

 

23660. Hamza b. Abdillah b. Ömer b. el-Hattab der ki: "Abdullah b. Ömer'in yanında bir dirhem kapara vererek elbise satın alırdık. İbn Ömer ne böyle yapmamızı ister, ne de bize bunu yasaklardı."

 

23661. Muhammed b. Eslem, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) alışverişte kapara vermeyi helal saydığını bildiriyor.

 

23662. Abdurrahman b. Ferruh bildiriyor: Nafi, Safvan b. Umeyye'den hapishane olarak kullanılan bir yeri dört bin dirheme satın aldı ve Hz. Ömer'in razı olması halinde satın alma işinin gerçekleşmiş olacağını, razı olmaması durumunda ise dört yüz dirhemin Safvan b. Umeyye'nin olacağını şart koştu.

 

23663. İbn Sirin der ki: "Ev ve gemiyi kiralayan kişi: ''Eğer falan tarihe kadar gelmezsem kapara senindir'' derse ve dediği tarihte gelmezse, kapara mal sahibinin olur."

 

23664. İbn Cüreyc bildiriyor: "Ata (b. Ebi Rabah) ile Tavus alışverişte kapara vermeyi mekruh görürlerdi."

 

 

*

Denize Atılan Eşyayı Birinin Çıkarması

 

23665. Musa b. Ali bildiriyor: Zühri'ye, düşmana ait bir gemiyi rüzgarın bir topluluğun yanına savurması halinde durum ne olur?" diye sorunca, "Gemi (ve içindeki mallar) onu ele geçirenindir ve bunu alanlar beşte birini humus olarak devlete öder" dedi.

 

23666. Osman b. Giyas bildiriyor: Hasan(-ı Basri)'ye, içinde esir bir topluluğa ait malların bulunduğu bir gemi denizde batarsa durum ne olur?" diye sorulunca, "Denizin, sahile attığı şeyler eşyanın sahibinindir. Denize girip çıkarılan eşyalar ise çıkaranındır."

 

23667. Haccac bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah), denizin sahile attığı eşyalar için:

"Buluntu mal hükmündedir. Sahibinin bulunması için ilan yapılır" dedi.

 

 

*

Satılacak Etin Şişirilmesi

 

23668. Kuleyb el-Cermı der ki: "Hz. Ali'nin, kasapların eti şişirmesini yasakladığını gördüm."

 

23669. Raşid b. Sa'd der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) etin satılması için şişirilmesini yasakladı."

 

 

*

Mushafı Mushafla Değiştirmek

 

23670. Muğire der ki: "İbrahim(-i Nehai), mushafı mushafla değiştirmeyi kerih görmezdi."

 

23671. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Mushafı mushafla değiştirmekte bir sakınca yoktur."

 

23672. Mücahid der ki: "Mushafı mushafla değiştirip on dirhem fark vermekte bir sakınca yoktur."

 

 

*

Mushafın Mirasa Dahil Edilmesini Mekruh Görenler

 

23673. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Mushaf, mirasa dahil edilmez, ev halkından okumasını bilenlerin olur."

 

 

*

Bir Şeyin Ticaretini Yapıp istediğini Bulamayan Hakkında

 

23674. Hz. Ömer der ki: "Kim bir şeyin ticaretini üç defa yapar da başarılı olamazsa, başka bir şeye yönelsin."

 

 

*

Satın Aldığı Cariyeyle ilişkiye Giren Hakkında

 

23675. Musa b. Umeyr bildiriyor: Hakem (b. Uteybe)'ye, kişi, satın aldığı cariyeyle ilişkiye girdikten sonra onu aldığı fiyatın üzerinde satabilir mi?" diye sorunca, "Müşteriye bu durumu bildirmeden satamaz" karşılığını verdi.

 

 

*

Davacı ve Davalıya Selam Vermek

 

23676. İbn Sirin der ki: "(Kadı) Şureyh, (mahkemeye gelen) hasımlara selam verirdi."

 

 

*

Ortak Olan iki Kişiden Birinin Miras Alması

 

23677. Süfyan, İbn Sirin'den duyan birinden naklediyor: "İbn Sirin, iki ortaktan birine bir mirasın düşmesi durumunda, ortağının buna da ortak olmasını mekruh görürdü."

 

 

*

Kasapların Paylarını Satın Almak

 

23678. Katade bildiriyor: Said b. el-Müseyyyeb, kasapların ortak oldukları eti paylaşmadan, kasaplardan birinin payını satın almakta sakınca görmezdi.

 

 

*

Bir Köleyi Azad Etmek için Satın Alan Hakkında

 

23679. Hişam naklediyor: Hasan(-ı Basri), azad etmek şartıyla satın aldığı köleyi azad etmeyen kişiyle ilgili olarak: "Ya azad eder, ya da eski sahibine iade eder" dedi.

 

 

*

Hadım Olanın Şahitliği

 

23680. İbn Sirin bildiriyor: Hz. Ömer, Alkame el-Hasiyy'in, İbn Maz'un'un aleyhine yaptığı şahitliği kabul etti.

 

 

*

Bir Şeyi Peşin Satıp Sonra Sattığı Adamdan Tekrar Satın Alan Hakkında

 

23681. Mücahid der ki: "Birine bir şey satıp tekrar satın almak isteyen kişi, borca satıp tekrar borca alamaz. Peşin satıp borca da alamaz. Veresiye satıp peşin almasında ise bir sakınca yoktur."

 

 

*

Öşür Toplayan Kişiye Uğrayıp Ondan Yemek istemek

 

23682. Hişam der ki: "Muvarrik el-İcli, öşür toplayan görevlinin yanına gidip ondan kendisine yemek yedirmesini isterdi."

 

23683. Hişam der ki: "Hasan(-ı Basri), öşür memurundan yemek istemeyi mekruh görürdü. Eğer istemeden yedirecek olursa bunda bir sakınca görmezdi."

 

23684. Hakım b. Cübeyr der ki: Fırat'ın alt taraflarında olan Said b. Cübeyr'in yanına gittiğimizde, öşür görevlilerinin bulunduğu binaya haber gönderip:

"Yanınızda yiyecek bir şeyler varsa bize yedirin" dedi. Öşür memurları bize yemek yedirdiler, kendisi de bizimle beraber yedi.

 

 

*

Birinin Tamburunu Kıran Hakkında

 

23685. Ebu Hasın der ki: "Bir adam, bir kişinin tamburunu kırınca, adam kendisini Şureyh'e şikayet etti. Şureyh, tamburu kıran kişiye parasını ödetmedi."

 

 

*

Tellala Ücret Vermek

 

23686. Osman eş-Şehham der ki: "İbn Sirin, yanında tellala ücret vermekten bahsedilince bundan hoşlanmadı."

 

 

*

Makbuz, Satıcıdan istenir

 

23687. Haccar b. Ebcer bildiriyor: Bir adam, Hz. Ali'ye : "Vallahi bütün malım gitti!" deyince, Hz. Ali: "Malını sen kaybettin. Satın alırken, (satıcıdan) neden (satın aldığını gösterecek) herhangi bir alamet / makbuz almadın?" dedi.

 

 

*

Birinde Alacağı Dirhemler Olan Hakkında

 

23688. Amr bildiriyor: Hasan(-ı Basri), birinden bir miktar dirhem (gümüş para) alacağı olan kişinin bunları alırken aralarında (şekli bozulmuş) kusurlu birkaç dirhemin bulunması konusunda şöyle demiştir: "Şayet ağırlığı tutuyorsa dirhemi (hurda) gümüş olarak alsa da bir sakıncası olmaz."

 

23689. İbn Avn bildiriyor: "Muhammed (b. Sirin), (ödeme yaparken ağırlığı tuttuktan sonra) dirhemler içinde şekli bozulmuş birkaç dirhemde bir sakınca görmezdi."

 

 

*

Satın Aldığı Cariyede Çıban Olduğunu Gören Hakkında

 

23690. Ali b. Mudrik bildiriyor: Bir kişi, satın aldığı cariyenin boğazında eskiden çıkmış bir çıbanın olduğunu görüp, satıcıyı Dahhak b. Kays'a şikayet etti. Dahhak, satıcının aleyhine karar verdi.

Süfyan(-ı Sevr!) der ki: Dahhak'ın bu konudaki görüşü, benim için Şureyh'in görüşünden daha güzeldir. Zira Şureyh bu konuda: "Eğer çıbanın yeni olmadığı görülürse, müşteri çıbanı daha önce görmediğine ve çıbanı gördüğü için iade ettiğine dair yemin ettirilir" dedi.

 

 

*

Birine Verilen Bir Şeyin Kaybolması

 

23691. Fudayl der ki: Bir kişi, kendisine buğday almam için bana bir dinar verdi.

Fakat parayı kaybettim. Buğday satan adama: "Bir dinarlık buğday tart!" dedim. (Buğdayı aldım) ve bunu İbrahim'e anlattım. İbrahim(-i Nehai): "Bunu yapmak zorunda değildin" dedi.

 

23692. imran el-Hayyat der ki: Bir kadın kendisine bazı şeyler almam için bana bir miktar dirhem verdi ve bu dirhemlerden bir miskalı kayboldu. Bunu İbrahim(-i Nehai)'ye söyleyince, "Onun yerine kendin bir miskal koy" dedi.

 

23693. Hasan(-ı Basri) der ki: "Elçiye tazminat yüklemek sözkonusu olmaz."

 

23694. Hz. Ali ve Abdullah (b. Mes'ud) derler ki: "Kendisine emanet bırakılan kimseye tazminat yüklemek yoktur"

 

23695. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Kendisine emanet bırakılan kimseye, emaneti gerekli şekilde korumayı ihmal etmediği müddetçe tazminat yükleme yoktur."

 

 

*

Birine, Kar Ortaklığı Maksadıyla Para Vermek

 

23696. Hammad (b. Ebi Süleyman) der ki: "Ortağın, ortağına: ''Ben senden yirmi veya otuz dirhem fazla veririm'' demesi mekruh görülür. ''Üçte bir veya dörtte bir veya altıda bir fazla veririm'' demesinde bir sakınca yoktur."

 

23697. Katade bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb ve İbn Sirin, kişinin, birine kar ortaklığı maksadıyla para verip: "Bunun karından iki yüz elli dirhemi senindir" demesinde bir sakınca görmezlerdi.

 

23698. Katade der ki: Hasan(-ı Basri) böyle bir ortaklığı kerih görür, sadece üçte bir, dörtte bir veya beşte bir pay şeklinde olanın caiz olduğunu söylerdi.

 

23699. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kar ortaklığı şeklinde verilen para garanti altında olmalıdır." İbrahim bu sözü şöyle tefsir eder: "Kişinin, birinden kar ortaklığı şeklinde para alması ve: ''Parana ben kefilim ve karın yarısı veya üçte biri de senindir'' demesidir."

 

 

*

Kayıp Olan Şeyden Faydalanılması

 

23700. Aliye anlatıyor: Hz. Aişe'nin yanında otururken bir kadın geldi ve: "Ey müminlerin annesi! Kaybolmuş bir keçi buldum. Ne yapmamı emredersin?" deyince, Hz. Aişe: "Keçiyi bulduğunu ilan et, yemini ver ve sütünü sağ" dedi. Kadın sonra bir daha gelip sorunca, Hz. Aişe: "Sana, keçiyi satmanı veya kesmeni söylememi mi bekliyorsun? Bunu yapmaya hakkın yoktur" dedi.

 

23701. Zeyd b. Cübeyr bildiriyor: İbn Ömer'in yanında otururken bir adam geldi ve: "Kaybolan bir şey buldum" deyince, İbn Ömer: "Ona iyi bak ve ilan et" dedi. Adam: "Onun sütünü içebilir miyim?" diye sorunca, İbn Ömer: "Bunu yapmanda bir sakınca görmüyorum" karşılığını verdi.

 

23702. Yahya b. Said naklediyor: Bir adam, Said b. el-Müseyyeb'e: "Kaybolan bir deve buldum. Develerimle çiftleşmesi için onu bırakayım mı?" diye sorunca Said: "Hayırlı karşılığını verdi.

 

23703. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kar ortaklığı şeklinde verilen para, garanti altında olmalıdır." Bu sözün anlamı şudur: "Kişinin, birinden kar ortaklığı şeklinde para alması ve: ''Parana ben kefilim ve karın yarısı veya üçte biri de senindir'' demesidir."

 

 

*

Satan Aldığı Malın Kusurlu Olduğunu Görmek

 

23704. Cabir bildiriyor: Amir(-i Şa’bi) satın aldığı bir malda bir kusur görüp onu satmak isteyen kişi için: "Artık, onu sahibine iade edemez" dedi.

 

23705. Ubeyde, ibrahim'den buna benzer bir rivayette bulundu.

 

23706. Şureyh der ki: "Kişi, (satın aldığı) şeyi kusurunu gördükten sonra satışa çıkarırsa, artık iade edemez."

 

23707. Şureyh der ki: "Kişi, bir şey satın aldıktan sonra kusurlu olduğunu görmesine rağmen onu kullanırsa veya satışa sunarsa, artık eski sahibine iade edemez."

 

 

*

Müşterinin, Satıcıya Vereceği Dinara Kendince Bir Değer Biçip Vermesi

 

23708. Cabir bildiriyor: Amir ve Ebu Cafer (el-Bakır), müşterinin, bir şey satın alırken, satıcıya vereceği dinara kendisinin bir değer biçmesini kerih görürlerdi.

 

23709. Muğire, İbrahim(-i Nehai)'den buna benzer bir rivayette bulundu.

 

23710. Cabir der ki: Amir(-i Şa'bi)'ye, buğdayı şu kadar dirheme, her dinarı on dirhem saymak üzere satın alan kişi hakkında sorduğumda şöyle dedi: "Mesruk, Abdullah (b. Mes'ud)'un: ''Bir alışverişte iki türlü pazarlık olmaz'' dediğini bana bildirdi."

 

 

*

Hayız Görmeyen Cariyeyi Satın Alan Hakkında

 

23711. Amir(-i Şa'bi) der ki: "Satın alan kişi şart koşmadıkça, satın alınan hayız görmeyen cariye iade edilmez."

 

 

*

Birine, Bir Çok ithamda Bulunan Hakkında

 

23712. Cabir der ki: "Bir kişiye, değişik ithamlarda bulunan kişinin durumunu sorduğumda, "itham edene her itham için ayrı yemin ettirilir" dedi.

 

 

*

Kendisine Emanet Bırakılan Koyunları Satan Kişi

 

23713. Şeybanı, emanet aldıkları koyunlar çoğalınca onları satan hakkında, "Sattığı günkü değerleri üzerinden parasını öder" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Borçlanan Kişiden Bu Yükü Kaldırmak