m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Borçlanan Kişiden Bu Yükü Kaldırmak

 

23714. Ebu Said naklediyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında, bir adamın satın aldığı meyvelere bir afet geldi ve adam (ödeyemeyecek mikdarda) çok borçlandI. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu adama sadaka veriniz" buyurdu, Halk da ona sadaka verdi. Fakat verilen sadaka da onun borcuna yetmedi. Bunun özerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) alacaklılara:

"Bulduğunuz (şu) miktarı alınız, sizin için bundan başkası da yoktur" buyurdu.

 

Tahric: İbn Mace (2356 müelliften), Ahmed (3/36, 58), Müslim (3/1191: 18), Ebu Davud (3473), Tirmizi (655 "hasen sahih"), Nesai (6121, 6274), Abd b. Humeyd (992), İbnu'l-Carud (1027),

 

 

 

23715. İbn Ka'b, babası Ka'b bin Malik'ten naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında, Ka'b'dan iki ukiyye alacağı olan ve bunu isteyen bir adamla (Ka'b'ın) yanına geldi ve adama eliyle işaret ederek: "Alacağından şu kadarından vazgeç" buyurdu. Adam: "Tamam ey Allah'ın Resulü!" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ka'b'a: "Bunun kalan hakkını öde" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (3/454, 6/390), Buhari (457) diğer bölümleri için, Müslim (3/1192:20, 21), Ebu Davud (3590), Nesai (5965), İbn Mace (2429).

 

 

 

23716. Ebu Salih el-Hanefı bildiriyor: Ömer b. el-Hattab zamanında borçtan bunalan bir topluluk için, memuruna, bu borcun üçte birini maddi durumlarının düzeldiği bir zamana, üçte birinden vazgeçilmesini, kalan üçte birinin ise hemen ödenmesini emreden bir yazı yazdı. Bunun üzerine borçlular borçlarının üçte birini ödediler.

 

 

*

Kişinin (Borçlu Olduğu Kişiye) "Benden Satın AI ki Sana Olan Borcumu Ödeyeyim" Demesi

 

23717. Muğire bildiriyor: İbrahim(-i Nehai), kişinin, birine: "Şu dinarı benden satın al, sana borcumu ödeyeyim" demesini mekruh görürdü.

Tahavi (4/35-36), İbn Hibban (5033), Hakim (2/14; Buhari ile Müslim'in şartına göre sahih kabul etti ve Zehebi de ona muvafakat etti).

 

 

*

iki ve Üç Yıllık Meyveleri Satan Hakkında

 

23718. Cabir der ki: "ibnu'z-Zübeyr'e, mu'aveme satışı (denilen muayyen ağaçların gelecek bir kaç yıllık meyvelerini önceden satmayı) yasakladım."

 

23719. Cabir der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sinin satışı (denilen muayyen ağaçların gelecek bir kaç yıllık meyvelerini önceden satmayı) yasaklamıştır."

 

Tahric: Müslim (3/1178: 101 müelliften), Ahmed (3/309), Ebu Davud (3367), Nesai (6122, 6223), İbn Mace (2218, müellifin isnadıyla).

 

 

 

23720. Cabir der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), mu'aveme satışı (denilen muayyen ağaçların gelecek bir kaç yıllık meyvelerini önceden satmayı) yasaklamıştır."

 

Tahric: Müslim (3/1175: 85), Ahmed (3/313), Ebu Davud (3368, 3397), Tirmizi (1313 "hasen sahih"), Nesai (6222).

 

 

 

23721. Muhammed b. Ali der ki: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (Ehl-i beyte) ait malların sorumluluğu bana verilince, gidip Mahmud b. Lebid'e sordum. Bana: "Hz. Ömer'in yanında bir yetim vardı ve onun üç yıllık malını sattı" dedi.

 

23722. Süfyan der ki: Mansur'a, "İbrahim(-i Nehai), ağaçların iki yıllık meyvesini satmayı mekruh görürdü" dediğimde, "Mansur, bundan daha basit şeyleri bile mekruh görürdü" karşılığını verdi.

 

23723. Hz. Ömer'in azatlısı Sa'd bildiriyor: Useyd b. Hudayr borçlu bir şekilde vefat etti. Hz. Ömer onun bahçesinin iki yıllık meyvelerini sattı.

 

 

*

Yapılan Bağıştan Dönmek

 

23724. Süfyan der ki: "Yapılan bağıştan ancak hakimin huzurunda vazgeçilebilir."

ibn Ebi Leyla der ki: "Bağışta bulunan, hakim olmadan da vazgeçebilir."

 

 

*

Hakimin Huzurunda itiraf ta Bulunan Hakkında

 

23725. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Kişi, hakimin yanında itiraf ettiğini sonra inkar edecek olursa, haddi (şeri cezayı) gerektiren durumlar dışındaki konularda ilk söylediği geçerli olur."

 

 

*

iki Kişinin Bir Şey için Münakaşa Etmesi

 

23726. Cabir naklediyor: Amir(-i Şa'bi) tartışan iki kişiden birinin, diğerine:

"Eğer yemin edersen, bu şey senindir" diyen kişi hakkında, "Eğer yemin edecek olursa, o şey yemin eden kişinin olur" dedi.

 

 

*

Kaplan Derisini Satmak

 

23727. Muhammed b. Meysere bildiriyor: "Tavus'un, kaplan derisi ve fil kemiğini alıp satmayı mekruh gördüğünü duydum."

 

23728. Rabı der ki: "Hasan(-ı Basri), kaplan derisini satmakta bir sakınca görmezdi."

 

23729. Hişam der ki: ''Hasan(-1 Basri) ve İbn Sirin, fildişini alıp satmakta bir sakınca görmezlerdi."

 

23730. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Fildişini alıp satmakta bir sakınca yoktur,"

 

 

*

Dokumacının Elbiseyi Bozması

 

23731. İbn Sirin bildiriyor: Birinin, dokumacıya verdiği ipliği dokumacının bozması durumunda (kadı) Şureyh, iplik sahibine şöyle derdi: "ipliği bunun bozduğuna delil göster," Adam delil gösterirse, dokumacıya: "Buna ipliğinin aynısını ver" derdi.

 

23732. Mansur der ki: Anneme ait olan bir miktar ipi dokumacıya teslim ettim ve dokumacı ipliği bozdu. İbrahim'e sorduğumda: "Dokumacı zararı karşılar" dedi.

 

 

*

"Ancak Satıştan Anlayan Satabilir" Diyenler

 

23733. Hz. Ömer der ki: "çarşınızda sadece satıştan anlayanlar satış yapsın."

 

 

*

Bir Şeyi Emanet Bırakan iki Kişi

 

23734. Zadan bildiriyor: iki kişi bir kadına bir emanet bıraktılar ve: "ikimiz olmadıktan sonra bunu birimize verme" dediler ve gidip kayboldular. Daha sonra onlardan birisi gelip: "Emanetimi ver. Arkadaşım öldü" dediyse de kadın vermeyi kabul etmedi. Adam kadının yanına çok gidip gelmeye başlayınca sonunda emaneti ona verdi. Daha sonra öbürü gelip: "Emanetimi geri ver" dedi. Kadın:

"Arkadaşın gelip öldüğünü söyledi ve emanetinizi benden aldı" dedi. Hz. Ömer'in yanına gidip olayı kendilerine anlattıkları zaman, Hz. Ömer kadına: "Benim görüşüm, senin zararı ödemen şeklindedir" dedi. Kadın: "Ey müminlerin emiri! Aramızda Hz. Ali'yi hakem tayin et" deyince, Hz. Ömer Hz. Ali'ye: "Ey Ali! Aralarında hüküm ver" dedi. Hz. Ali: "Bu emanet benim yanımdadır. Siz ona, ikiniz yanına gelmedikçe emaneti birinize vermemesini söylediniz. Bana arkadaşını getir" dedi ve kadına emanetin değerinin verilme sorumluluğunu yüklemedi. Sonra da anlaşıldı ki bunlar kadının malını (haksız yere) almak için böyle yapmışlar.

 

 

*

Ortak Hakkında

 

23735. Muğire bildiriyor: İbrahim(-i Nehai), ortaklıkta emek sahibi kişinin öşür görevlisiyle karşılaştığı zaman ona hediyeler veya şişe içinde yağ alıp vermesi konusunda şöyle dedi: "Bu verdikleri karın içinden verilmiş sayılır. Ama kar elde edilmemişse anamaldan sayılır." Yine der ki: "Mal için ona bir şey verecekse (dışardan satın alarak değil de) malın içinden vermelidir."

 

 

*

Ümmü Veledini Satan Hakkında

 

23736. Muğire bildiriyor: Hammad (b. Ebi Süleyman), kendisinden çocuğu olan kişi tarafından satılan ve satın alanın da onunla ilişki kurması sonucu çocuğu olan cariye hakkında: "(ariye ilk sahibine iade edilir ve kendisine mehr-i misil verilir. Öbür adamdan olan çocuğu da ona tabi olup onun hürriyetini kazanmasıyla çocuk ta hür olur. Satın alan adam parasını eski sahibinden geri alır. Eğer bunlardan biri cariyenin satılmasının caiz olmadığını daha önce biliyorsa cezalandırılır. ikisi biliyorsa ikisi de cezalandırılır" dedi.

 

 

*

Birinden Bir Mal Alan Hakkında

 

23737. İbn Avn, Muhammed (b. Sirin)'in, birinden bir mal satın alıp onu satın aldığı kişide bırakması, bu kişinin malı başkasına satması durumunda, "Kar, ilk satın alanındır" dediğini nakleder.

 

23738. Muğire naklediyor: Hammad (b. Ebi Süleyman), birinden bir şey satın alıp taşımak için hamal getirdiğinde, satıcının malı başkasına sattığını görmesi durumunda durumun şöyle olacağını söyledi: "Eğer alıcı o malın aynısını bulursa onu alır. Eğer mal gitmiş ve iadesi mümkün değilse alıcının bir hakkı yoktur. Kar da satıcının hakkıdır."

 

23739. Muğire der ki: "Hakem'in bu konuyu İbrahim'e sorduğuna, İbrahim'in ise cevap vermediğine şahit oldum."

 

 

*

Rehin Bırakılan Şeyin Nafakası (Bakımı) Kime Aittir?

 

23740. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Rehin bırakılan bineğe binilir. Sağım hayvanı da rehin edildiği zaman sütü içilir. Rehin edilen hayvanın nafakası ona binen ve sütünü içen kimseye aittir.''

 

 

Tahric: İbn Mace (2440 müelliften), Tirmizi (1254, "hasen sahih"), İbn Hibban (5935), Buhari (2511)

 

 

 

23741. Şeybanı, Şa'bi'nin, rehin bırakılan köle için: "Nafakası rehin alana aittir" dediğini nakleder.

 

23742. Süfyan(-ı Sevr!) der ki: "Rehinin nafakası rehin alana aittir."

 

23743. Hasan b. Salih der ki: "Rehinin nafakası, rehin alana aittir; çünkü rehin onun güvencesindedir."

Ebu Hanıfe ise: "Rehinin nafakası rehin bırakana aittir" dedi.

 

23744. Yahya b. Adem der ki: Şerık'e: "Rehin olan hayvanın nafakası kime aittir?" diye sorunca, "Rehin bırakana aittir" cevabını verdi.

23745. Rabı b. Sa'd der ki: Ebu Cafer (el-Bakrr)'a şöyle dedim: "Bir adamdan yiyecek satın alıyorum. Adam malın bir kısmını veriyor ve mal bittiğinden verecek mal bulamıyor. Bana: ''Sana verdiğim yiyecekten bir kısmını bana sat ki, ben de sana eksik olan kısmı tamamlayayım'' diyor." Ebu Cafer: "Buna yaklaşma. Çünkü bu apaçık faizdir" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Evi Kiralayıp, Başkasına Daha Yüksek Fiyata Kiraya Vermek