|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
En’am Suresi 121.ayetler |
Allah'ın Adı Anılmadan
Kesilen Hayvanı Yemeyin:
121. Üzerine Allah'ın
adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır. Gerçekten
şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer
onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlar olursunuz.
Tefsiri:
Kesen Müslüman olsa bile
Allah'ın adını anmadan (besmele çekmeden) kesilen hayvanı yemenin helal
olmadığı görüşünde olanlar bu ayeti delil getirmişlerdir. İmamların (Allah'ın
rahmeti üzerlerine olsun) bu konuda üç farklı görüşü vardır.
Birinci Görüş: Bu
şekilde Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanın etini yemek, kasıtlı veya
kasıtsız yapılsın, haramdır. Bu İbn Ömer (r.a.), kölesi Nafi', Şa'bı ve
Muhammed b. Sirin'den rivayet edilmiştir. İmam Malik'ten de böyle rivayet
edilmiştir. İmam Ahmed’den de böyle bir rivayet olup mezhebin mütekaddimin ve
müteahhirin alimlerinden bir grup bunu desteklemiştir. Ebu Sevr, Davud-u Zahiri
ve Şafiilerin müteahhirin alimlerinden Ebu Fütuh Muhammed b. Muhammed
et-Tai'nin "el-Erbain" kitabındaki tercihi de böyledir. Bunlar
görüşlerine bu ayeti ve av ayetindeki ''Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı
hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yiyin ve üzerine
Allah'ın adını anın (besmele çekin)" (Maide, 4) ifadesini delil
göstermişlerdir. Ayrıca bu ayette bu husus, "yemeyin" denilerek
vurguyla ifade edilmiştir. "Kuşkusuz bu büyük günahtır" ifadesindeki
"bu" zamirinden kasıt bazılarına göre "bu eti yemek",
bazılarına göre ise "Allah'tan başkası adına kesmek"tir.
[2954] Bunlar
görüşlerine ayrıca Adiyy b. Hatem ve Ebu Salebe'den rivayet edilen Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şu hadisini de delil
göstermişlerdir: ''Avının üzerine Allah'ın adını anarak gönderdiğinde eğitimli
avının senin için yakaladığını ye!" İki hadis de Sahih-i Buhari'de yer
almaktadır.
[2955] Rafi b. Hadic
(r.a.)'tan yapılan rivayette Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Kanı akıtan (aletlerle kesilen) ve üzerine Allah’ın adı anılmış
bulunanları yiyin" buyurmuştur. Bunu da aynı şekilde Buhari ile Müslim,
Sahih'lerinde rivayet etmişlerdir.
[2956] İbn Mes'ud
(r.a.)'tan yapılan rivayette Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
cinlere, "Üzerine Allah'ın adı anılan her kemiği yiyebilirsiniz"
demiştir. Bunu İmam Müslim rivayet etmiştir.
[2957] Cündüb b. Süfyan
el-Beceli der ki: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Kim namazdan önce kurban kesmişse yerine bir daha kessin. Kim namaz
kılana kadar kesmemişse Allah'ın adıyla kessin. " Bunu da Buhari ile Müslim rivayet
etmişlerdir.
[2958] Aişe (r.anha)'dan
şöyle rivayet edilmiştir: Bir topluluk, "Ey Allah'ın Rasulü! Bazıları bize
et getiriyorlar. Biz, hayvanları keserken besmele çekip çekmediklerini
bilmiyoruz. (Bu etleri yiyelim mi?)" diye sordular. Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem), "Bu etler üzerine besmele çekip yiyin" buyurdu. Bunu İmam Buhari rivayet etmiştir. Hadisin
iddiaya delaleti şu cihettendir: Sahabiler Allah'ın adının anılmasının şart
olduğunu anlamış, yeni Müslüman olduklarından dolayı onların Allah'ın adını
anmamalarından korkmuşlardır. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de
eğer kesilirken Allah'ın adı anılmamışsa onun yerine geçmesi için ihtiyaten
yerken besmele çekilmesini emretmiştir. Onlara Müslümanların hükümlerini doğru
biçimde uygulamalarını emretmiştir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
Konuyla ilgili ikinci
görüş: Hayvan keserken besmele okumak şart değil, müstehaptır. Dolayısıyla
kasten veya unutarak terk edilirse zararı olmaz. Bu İmam Şafii'nin ve
mezrfebindeki bütün alimlerin görüşüdür. İmam Ahmed b. Hanbel'den bir rivayet
olup bunu ondan Hanbel rivayet etmiştir. İmam Malik'ten böyle bir rivayet
vardır. Öğrencilerinden Eşheb b. Abdulaziz de
f bu görüşte olup bunu
bizzat ifade etmiştir. Bu İbn Abbas, Ebu Hureyre ve Ata Ebi Rebah'tan da
rivayet edilmiştir. İmam Şafii, "Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen
hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır" ayetini, "Allah'tan
başkaları adına kesilen" manasında tefsir etmiştir. Ona göre ayetteki,
" ... ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan
başka (o helal değildi)" (En' ilm, 145) ayetindeki gibidir. İbn Cüreyc,
Ata'dan şöyle nakleder: Yüce Allah, "Üzerine Allah'ın adı anılmadan
kesilen hayvanlardan yemeyin" ayetinde Kureyşlilerin putlar için
kestiklerinden ve Mecusilerih kestiklerinden nehyetmektedir. İmam Şafii' nin
delillendirmedeki yöntemi kuvvetlidir. Müteahhirinden biri bunu güçlendirmeye
çalışarak ''......'' (kuşkusuz bu büyük günahtır) buyruğundaki vav harfinin hal
olduğunu, mananın "Allah'ın adı anı Imam ış hayvanı günah halinde
yemeyin" olduğunu, bunun ise ancak Allah'tan başkası adına kesilen hayvan
için geçerli olduğunu söylemiştir. Sonra bunun tek ihtimalolup vav'ın atıf
edatı olamayacağını, çünkü o durumda haber cümlesinin emir cümlesi üzerine
atfının gerekeceğini söylemiştir. Fakat iddiasını, "Gerçekten şeytanlar
dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar" cümlesi
çürütmektedir. Çünkü buradaki vav harfi kesinlikle atıf harfidir. Zira, iddia
ettiği gibi bu vav vav-ı haliyye ise, sonraki cümlenin ona atfedilmesi mümkün
olmaz. Şayet bu son cümle, istek bildiren önceki cümleye atfedilmişse, onun
getirdiği itiraz burada da geçerli olacaktır. O durumda, "Şüphesiz bu
büyük bir günahtır" (.....) ifadesindeki vav vav-ı haliyye değilse ileri
sürdüğü görüş temelinden batıl olur. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
İbn Ebi Hatim, Said b.
Cübeyr kanalıyla İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: "Üzerine Allah’ın
adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin" ayetinde bahsedilen ölü
etidir. İbn Ebi Hatim sonra bunu Ata b. Saib’den rivayet etmiştir.
[2959] Bu görüşe Ebu
Davud'un Süvyed b. Meymun'un kölesi Salt Sedusi’den -ki İbn Hibban bunları
sikalar kategorisinde zikretmiştir- rivayet ettiği şu hadis de delil
gösterilmiştir; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Allah'ın adını ansın veya anmasın Müslümanın kestiği helaldir; çünkü o
zikrettiğinde ancak Allah'ın adını zikreder. " Bu mürseldir ve Darekutni'nin İbn Abbas
(r.a.)'tan naklettiği şu sözüyle kuvvetlenmektedir: "Müslüman, hayvanı
Allah'ın adını zikretmeden keserse ondan yesin. Çünkü onda Allah’ın
isimlerinden biri vardır."
[2960] Beyhaki ayrıca
daha önce geçen Aişe (r.anha) hadisini delil göstermiştir: Bir topluluk,
"Ey Allah'ın Rasulü! Bazıları bize et getiriyorlar. Biz, hayvanları
keserken besmele çekip çekmediklerini bilmiyoruz. (Bu etleri yiyelim mi?)"
diye sordular. Rasulullah sallallahu (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Bu
etler üzerine besmele çekin ve yiyin" buyurdu. İmam Beyhaki daha sonra şöyle demiştir:
Şayet besmele şart olsaydı besmele çekildiğinden emin olunmadan yemelerine izin
verilmezdi. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
Üçüncü Görüş: Hayvanı
keserken besmeleyi unutup okumazsa bunun zararı yoktur, fakat kasten terk
ederse helal değildir. İmam Malik ile İmam Ahmed b. Hanbel'den gelen meşhur
görüş budur. İmam Ebu Hanife ile öğrencileri ve İshak b. Rahuye de bu
görüştedir. Bu Ali (r.a.), İbn Abbas (r.a.), Said b. Müseyyeb, Ata, Tavus,
Hasan-ı Basri, Ebu Malik, Abdurrahman b. Zeyd, Caferb. Muhammed ve Rebia b.
EbuAbdurrahman'dan da rivayet edilmiştir. İmam Merginani "el-Hidaye"
kitabında İmam Şafii'den önce kasten besmele çekmeden kesilen hayvanı yemenin
haram olduğunda icma oluştuğunu söylemiştir. O yüzden Ebu Yusuf ve ilk dönem
Hanefi fukahasına göre, icmaya aykırı olduğundan dolayı bir hakim onu satmanın
caiz olduğuna hükmetse hükmü geçerli olmaz. Merginani'nin söylediği çok
gariptir. Zira daha önce geçtiği gibi İmam Şafii’den önceki kimselerden de
muhalif görüş nakledilmiştir. Doğrusunu
en iyi Allah bilir.
İmam Taberi der ki: Kim
unutularak besmele çekilmeden kesilen hayvanın etinin haram olduğunu söylerse hüccet
olan herkesin görüşünden çıkmış ve bu konuda Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'den nakledilen kesin hadise muhalefet etmiş olur.
[2961] Kastettiği
Beyhaki'nin İbn Abbas (r.a.) kanalıyla Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)’den rivayet ettiği şu hadis-i şeriftir: "Müslüman keserken
besmeleyi unutmuşsa onun adı yeter; Allah'ın adını ansın ve yesin. " Bu sözün merru olarak rivayeti hatadır. Onda
Ma'kil b. Ubeydullah el-Ceziri hata yapmıştır. Kendisi Müslim'in ravilerinden
olsa da Said b. Mansur ile Abdullah b. Zübeyr el-Humeydi bunu Süfyan b.
Uyeyne'den, o Amr'dan, o da Ebu Şa'sa'dan, O İkrime'den, o da İbn Abbas
(r.a.)'tan onun sözü olarak rivayet etmişlerdir. Bunların senedinde Ebu Şa'sa
da vardır ve İbn Abbas (r.a.)'ın sözü olarak nakletmişlerdir. Bu daha sahihtir.
Beyhaki ve başka muhaddisler bunu bizzat belirtmişlerdir. Doğrusunu en iyi
Allah bilir. Taberi ve başkaları Şa'bı ve Muhammed b. Sirin'den, onların
unutularak besmele çekilmeden kesilen hayvanı yemeyi mekruh gördüklerini rivayet
etmiştir. Selef, mekruh ifadesini çoğunlukla haram için kullanır. Doğrusunu en
iyi Allah bilir. Fakat Taberi'nin kaidelerinden biri, bir iki kişiyi cumhura
muhalif sayması ve onu icma görmesidir. Bu bilinsin. Doğrusunu en iyi Allah
bilir.
Taberi, Cehir b.
Zeyd'den şöyle nakleder: Bir adam Hasan-ı Basri'ye "Şu kadar kuş getirdim.
Bunlardan şu kadarı besmele ile kesilmiş, şu kadarında ise besmele unutulmuş.
Bunlar birbirine karıştı" dedi. Hasan-ı Basrı, "Hepsini ye!"
dedi. Cehir der ki: Ben bunu Muhammed b. Sirin'e sordum, Allah'ın (c.c),
"Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin"
buyruğunu okudu.
[2962] Bu görüşe İbn
Mace'nin bir çok tarikten İbn Abbas, Ebu Hureyre, Ebu Zerr, Ukbe b. Amir ve
Abdullah b. Amr kanalıyla Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den
naklettiği şu hadis delil getirilmiştir: "Şüphesiz Allah (c.c) ümmetimden
hata, unutma ve zorla yaptırıldıkları şeyleri (bunların günahını) kaldırdı.
" Fakat bunun meseleye delil gösterilmesi isabetli değildir. Doğrusunu en
iyi Allah bilir.
[2963] Hafız Ebu Ahmed
b. Adiyy, Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle nakleder: Bir adam Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek, "Ya Rasulallah! Bizden biri
hayvanı besmeleyi unutarak keserse ne dersin?" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem), ''Allah'ın adı her Müslüman'ın üzerindedir"
buyurdu. Bunun senedi zayıftır. Çünkü
ravilerden Mervan b. Salim el-Karkasani zayıftır. Hakkında birçok imam olumsuz
konuşmuştur. Doğrusunu en iyi Allah bilir. Ben bu meseleyi bir kitapçıkça
müstakil olarak ele aldım; imamların görüşlerini, eleştirilerini, delillerini,
delillerinin delalet cihetlerini, tartışma ve itirazları zikrettim. Doğrusunu
en iyi Allah bilir.
İmam Taberi der ki: İlim
erbabı bu ayetin herhangi bir hükmünün neshedilip neshedilmediği hususunda
ihtilaf etmişlerdir. Bazıları, "Ondan hiçbir şey neshedilmemiştir,
kastedilen manalar muhkemdir" demişlerdir. İlim erbabının büyük kesimi bu
görüştedir. İbn Humeyd'in İkrime ve Hasan-ı Basri'den naklettiklerine göre ise
ikisi şöyle demiştir: Allah (c.c), ''Allah'ın ayetlerine inanıyorsanız, üzerine
O'nun adı anılarak kesilenlerden yiyin" (En'am, 118) buyurdu ve
"Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu
büyük günahtır" (En' am, 121) buyurdu. Yüce Allah bunları neshederek ve
bunlardan istisna ederek şöyle buyurdu: "Kendilerine kitap verilenlerin
(Yahudi, Hristiyan vb. nin) yiyeceği size helaldir, sizin yiyeceğiniz de onlara
helaldir." (Maide, 5)
İbn Ebi Hatim,
MekhOl'den şöyle nakleder: Allah (c.c) Kur’an' da, "Üzerine Allah'ın adı
anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin" ayetini nazil etti. Sonra Rab,
Müslümanlara merhamet ederek, "Kendilerine kitap verilenlerin (Yahudi,
Hristiyan vb. nin) yiyeceği size helaldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir"
(Maide, 5) ayetini indirdi. Bununla öncesini neshederek kitap ehlinin
yiyeceklerini helal kıldı. İmam Taberi sonra şöyle der: Doğrusu, kitap ehlinin
yiyeceklerini yemenin helal olması ile besmelesiz kesilen hayvanın yemenin
haram olması arasında hiçbir çelişki yoktur. Taberi'nin söylediği doğrudur.
Seleften buna nesih diyenler ise tahsisi kastetmişlerdir. Doğrusunu en iyi
Allah bilir.
Yüce Allah,
"Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için
vahyederler (telkinde bulunurlar)" buyuruyor. İbn Ebi Hatim Ebu İshak'tan
şöyle nakleder: Bir adam İbn Ömer (r.a.)'a, "Muhtar kendisine
vahyedildiğini iddia ediyormuş" dedi. İbn Ömer (r.a.), "Doğru
söylemiş" dedi ve "Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri
için vahyederler" buyruğunu okudu. İbn Ebi Hatim sonra Ebu Zümeyl'den
şöyle nakleder: (Mekke'de) İbn Abbas (r.a.)'ın yanında oturuyordum ve o sıra
Muhtar b. Ebu Ubeyd de hacdaydı (hac vesilesiyle İbn Abbas'ın bulunduğu
Mekke'deydi). Bir adam gelerek, "Ey İbn Abbas, Ebu İshak bu gece kendisine
vahyedildiğini söylemiş" dedi. İbn Abbas (r.a.), "Doğru
söylemiş" dedi. Ben bundan hoşlanmadım ve "İbn Abbas, 'doğru söylemiş
mi?' diyor" dedim. İbn Abbas (r.a.), "Vahiy iki türlüdür; Allah'ın
vahyi ve şeytanın vahyi. Allah'ı vahyi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)’e, şeytanın vahyi ise dostlarınadır" Dedi. Sonra, "Gerçekten
şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için vahyederler (telkinde
bulunurlar)" ayetini okudu. İkrime'den de buna benzer bir rivayeti daha
önce zikretmiştik.
Allah (c.c) şöyle
buyuruyor: "Sizinle mücadele etmeleri için ... "
[2964] İbn Ebi Hatim,
Said b. Cübeyr'den şöyle nakleder: Yahudiler Hz.
Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ile tartıştılar ve "Kendimizin öldürdüğünü yiyoruz da
Allah'ın öldürdüğünü yemiyoruz" dediler. Bunun üzerine Allah (c.c),
"Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu
büyük günahtır" buyurdu. İbn Ebi Hatim bunu böyle mürselolarak rivayet
etmiştir. Ebu Davud da mutlasıl senetle şöyle rivayet etmiştir: ... Said b.
Cübeyr de İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakletli: Yahudiler Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e gelerek, "Öldürdüğümüzden yiyebiliyor,
fakat Allah'ın öldürdüğünden yiyemiyoruz?" dediler. Bunun üzerine,
"Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu
büyük günahtır" ayeti nazil oldu.
O bunu ayrıca, Muhammed b. Abdul' -A'la ile Süfyan'ın İmran b.
Uyeyne'den nakliyle rivayet etmiştir. Bunu Bezzar da rivayet etmiştir. Bu
rivayet üç yönden problemlidir. Bir: Yahudiler ölü etininin helal olduğu
görüşünde değiller ki Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile
tartışsınlar. İki: Ayet En'am suresindedir ve bu sure Mekki surelerdendir. Üç:
Bu hadisi Tirmizi Said b. Cübeyr'in İbn Abbas (r.a.)'tan nakliyle rivayet
etmiştir. Onun rivayetindeki ifade, "Bazı insanlar Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e gelerek. .. "şeklindedir. Tirmizi daha
sonra, "Hasen ve gariptir. Said b. Cübeyr'den mürselolarak da rivayet
edilmiştir" demiştir.
[2965] Taberani, İkrime
kanalıyla İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: "Üzerine AllaA'ın adı
anılmadan kesHen hayvanlardan yemeyin" ayeti nazil olunca İranlılar
Kureyş’e şöyle haber gönderdiler. Muhammed'le tartışın ve ona, "Senin
kendi elinle bıçakla kestiğin hayvan helal, Allah'ın altından bir şemşirle
kestiği hayvan (leş) haram oluyor?" dediler. Bunun üzerine "Gerçekten
şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkin de bulunurlar"
ayeti nazil oldu. İbn Abbas (r.a.), "Şeytanlar İranlı olan kimseler,
dostları ise onların dostlarıdır" demiştir.
[2966] Ebu Davud, İkrime
kanalıyla İbn Abbas (r.a.)'tan, "Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle
mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar." buyruğu hakkında şöyle
nakleder: "Allah'ın kestiğini yemeyin, sizin kestiğinizi yiyin"
diyorlardı. Bunun üzerine Allah (c.c), "Üzerine Allah'ın adı anılmadan
kesilen hayvanlardan yemeyin" ayetini nazil etti. Bunu İbn Mace ile İbn Ebi Hatim,
Veki"in İsrail'den nakliyle rivayet etmişlerdir. Senedi sahihtir. Bunu
Taberi de birçok tarikle İbn Abbas (r.a.)'tan rivayet etmiştir ve onda
Yahudiler anılmamıştır. Doğrusu da odur; çünkü bu ayet Mekke'de inen
ayetlerdendir ve zaten Yahudiler ölü etini sevmezler. Doğrusunu en iyi Allah
bilir. Taberi, İbn Abbas (r.a.) 'tan, "Üzerine Allah'ın adı anılmadan
kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar
dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar" buyruğu
hakkında şöyle nakleder: Şeytanlar dostlarına, "Kendinizin öldürdüğünden
yiyorsunuz da Allah'ın öldürdüğünden yemiyorsunuz" diye vahyederler. Bunun
bazı rivayetlerinde İbn Abbas (r.a.)'ın şu ifadesi yer almaktadır: Sizin
öldürdüğünüz hayvanda besmele okunmuştur, fakat Allah'ın öldürdüğünde besmele
okunmamıştır.
İbn Cüreyc, İkrime'den
şöyle nakleder: Kureyş Müşrikleri İranlılara Bizanslılar hakkında mektup
yazdılar, İranlılar da onlara yazdılar. İranlılar Kureyşli Müşriklere
yazdıkları mektupta şöyle diyorlardı: "Muhammed ve adamları
t Allah'ın emrine
uyduklarını iddia ediyorlar. Allah'ın altından bir bıçakla kestiğini leş
diyerek yemiyor. Kendilerinin kestiğini ise yiyorlar." Müşrikler de bunu
Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabına yazdılar. Bunun üzerine bazı
Müslümanların içine buna dair bir şüphe düştü. Bu olay üzerine Allah (c.c),
"Kuşkusuz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle
mücadele etmeleri için telkin de bulunurlar" ayetini nazil etti. Ayrıca,
"(Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar"
(En'ilm, 112) ayetini indirdi. Süddi de bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir:
Müşrikler Mü'minlere, "Siz Allah'ın rızasına uyduğunuzu nasıl söylersiniz?
Oysa Allah'ın kestiğini yemiyor, kendi kestiğinizi ise yiyorsunuz"
dediler. Bunun üzerine Allah (c.c) şöyle buyurdu: "Eğer onlara uyarsanız",
yani, onlara uyar da ölü eti yerseniz "şüphesiz siz de Allah'a ortak
koşanlar olursunuz. " Mücahid, Dahhak ve selef ulemasından daha pek çoğu
da böyle demiştir. Allah onlara merhamet eylesin.
"Eğer onlara
uyarsanız", yani Allah'ın emrini ve şeriatını bırakıp başkasını alırsanız,
başkasını Allah'ın emrinin önüne geçirirseniz bu şirktir. Nitekim Yüce Allah
şöyle buyurur: "(Yahudiler) Allah'ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını);
(Hristiyanlar) da rahiplerini ve Meryemoğlu Mesih'i (İsa'yı) rabler edindiler.
Halbuki onlara ancak tek ilaha kulluk etmeleri emrolundu." (Tevbe, 31)
[2967] Nitekim Tirmizi
de Tefsir' inde, Adiyy b. Hatem'den rivayet ettiğine göre, o Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellemı'e "Ya Rasulallah! İnsanlar onlara ibadet
etmediler" dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Fakat,
onlar (haham ve rahipler) haramı helal ve helali haram kıldılar. Onlar bunlara
uydular. İşte onlara ibadetleri budur" buyurdu.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |