İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

En’am Suresi

148 – 150.ayetler

 

Kafirlerin Hiçbir Hücceti Yoktur:

 

148. Müşrikler diyecekler ki: ''Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynı şekilde (Peygamberleri) yalanladılar ve sonunda azabımızı tattılar. De ki: Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.

149. De ki: Güçlü delil ancak Allah'ındır. Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi.

150. De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma, Onlar, Rablerine eş tutuyorlar.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah burada Müşriklerin bir münakaşasını, Allah'a ortak koşmalarını ve bir takım şeyleri haram kılışlarını temize çıkarma çabalarını dile getirmektedir. Allah (c.c) onların içinde bulundukları şirkten ve o şeyleri haram kılmalarından haberdardır. Aslında bize imanı ilham etmek ve küfürle aramıza girmek suretiyle bu durumu değiştirmeye kadirken yapmamıştır. Bu da olanların Allah'ın irade ve dilemesiyle, bize bu hususta izin vermesiyle olduğunu göstermektedir. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Müşrikler diyecekler ki, "Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık. " Nitekim Yüce Allah başka bir ayette şöyle buyurur:

"Dediler ki: Rahman dileseydi biz onlara ibadet etmezdik." (Zuhruf, 20) Nahl

t suresindeki ayet de tamamen böyledir. Yüce Allah sonra şöyle buyuruyor:

"Onlardan öncekiler de aynı şekilde (Peygamberleri) yalanladılar ve sonunda azabımızı tattılar." Yani, onlardan önce sapanlar da bu şüpheye dayanarak saptılar. Oysa bu asılsız ve boş bir gerekçedir. Çünkü söyledikleri doğru olsaydı Allah (c.c) onlara azabını tattırmaz, yurtlarını harap etmez, ardı ardına Peygamberlerini göndermez, Müşriklere elim intikamını tattırmazdı. "De ki:

Yanınızda" sizin halinizden Allah'ın razı olduğuna dair "bize açıklayacağınız" buradaki "çıkaracağınız"dan kasıt "açıklayacağınız, beyan edeceğiniz ve ortaya koyacağınız" dır. "Bir bilgi var mı?" Yani, "Siz zandan" yani vehim ve hayalden. Buradaki zandan kasıt bozuk inançtır. "başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz." yani, yaptığınız iddiayla Allah'a iftira atıyorsunuz. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder:

 

Müşriklerin "Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız. " sözlerine Allah (c.c) "Onlardan öncekiler de aynı şekilde (Peygamberleri) yalanladılar ve sonunda azabımızı tattılar." diye cevap vermiştir. Yüce Allah başka bir ayette ise "Allah dileseydi onlar ortak koşmazlardı. " (En'am, 107) buyurmuştur. Zira onlar "Putlara ibadetimiz bizi Allah'a yaklaştırıyar." demişlerdi. Yüce Allah da onlara; putların Allah'a yaklaştırmadığını haber vermiştir. Yüce Allah "Allah dileseydi onlar ortak koşmazlardı." (En'am, 107) buyurarak "Ben dileseydim insanların hepsini hidayet üzere bir araya toplardım." demektedir.

"De ki: Güçlü delil, ancak Allah'ındır. Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi." Yüce Allah bu ayette Peygamberine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor: Ey Muhammed! Onlara "De ki: Güçlü delil ancak Allah'ındır. " Yani, hidayete erdirdiklerini hidayete erdirme ve saptırdıklarını saptırmada onun tam hikmeti ve kuvvetli bir hücceti vardır. "Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi." Tüm bunlar onun kudreti, dilemesi ve tercihiyledir. Bununla birlikte O (c.c) Mü'minlerden hoşnut ve razıdır, kafirleri ise sevmez. Nitekim Yüce Allah başka ayetlerde şöyle buyurur: "Allah dileseydi onları hidayet üzere bir araya getirirdi." (En'am, 35) "Allah dileseydi yeryüzündeki herkes hep birlikte iman ederdi." (Yunus, 99) "Rabbin dileseydi bütün insanları bir tek millet yapardı. (Fakat) onlar ihtilafa düşmeye devam edecekler." (Hud, 118) Dahhak der ki: Aitah'a karşı gelen hiç kimsenin elinde hiçbir gerekçesi yoktur. Bilakis Allah (c.c.) kullarına karşı güçlü ve kesin hüccet sahibidir.

 

Yüce Allah daha sonra şöyle buyuruyor: "De ki: Allah şunu yasak etti

diye" yani sizin Allah'a (c.c.) karşı yalan ve iftirayla haram olduğunu söylediğiniz şeyleri Allah'ın haram kıldığına dair "şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme. " çünkü bu durumda onlar yalan şahitlikte bulunuyor ve iftira atıyorlar. "ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların ve Rabblerine eş tutanların" (bir takım şeyleri) O'na ortak koşanların ve denk tutanların "arzularına uyma."

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

En’am 151 ve 152