İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

En’am Suresi

153.ayetler

 

Sırat-ı Müstakim:

 

153. Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur; ona uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti.

 

Tefsiri:

 

Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan, " ... Ona uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır: .. " (En'am, 153) " ... Dine bağlı kalın, onda ayrılığa düşmeyin. " (Şura 13) ve benzer ayetler hakkında şöyle nakleder: Allah (c.c) Mü'minlere cemaati ve birliği emretmiş, ihtilaf ve ayrılıktan men etmiş, onlara kendilerinden önce helak olanların ancak Allah'ın dini hakkında tartışmaya girip birbirlerine husumet beslemeleri sebebiyle helak olduklarını haber vermiştir. Mücahid ve bir çok kişi de böyle demişlerdir.

 

 

[3021] İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Mes'ud (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) eliyle bir çizgi çizdi. Sonra "Bu Allah'ın doğru yoludur." buyurdu. Ardından sağına ve soluna çizgiler çizdi. Sonra "Bunlar da (Allah'ın yolu dışındaki diğer) yollardır: Her bir yolun üzerinde mutlaka ona çağıran bir şeytan vardır. " buyurdu. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha sonra şöyle buyurdu: "Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur; ona uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır: " Bunu Hakim de Esamm'ın Ahmed b. Abdülcebbar'dan, onun Ebu Bekir el-Ayyaş'tan nakliyle rivayet etmiş ve "Buhari ve Müslim tahric etmemiş olsalar da senedi sahihtir" demiştir. Ebu Cafer er-Razi, Verka ve Amr b. Ebi Kays da Asım'dan, o Ebu Vail'den .. o da İbn Mes'ud (r.a.)'tan benzer bir şekilde merfu olarak rivayet etmişlerdir. Yezid b. Harun, Müsedded ve Nesai, Yahya b. Habib b. Arabi ve İbn Hibban'ın İbn Vehb'den, bunlar Hammad b. Zeyd’den, o Asım'dan, o Ebu Vail'den, o da İbn Mes'ud (r.a.)'tan böyle rivayet etmişlerdir. İmam Taberi Müsenna'dan, o Himmani'den, o Hammad b. Zeyd'den de böyle rivayet etmiştir. Bunu Hakim, Ebu Bekir b. İshak'ın İsmail b. İshak el-Kadı'dan, o Süleyman b. Harb'den, o da Hammad b. Zeyd'den bu lafızla böyle rivayet etmiş ve "Buhari ve Müslim tahriç etmemiş olsalar da sahihtir" demiştir. Bu hadisi Nesai ile Hakim, Ahmed b. Abdullah b. Yunus'un Ebu Bekir b. Ayyaş'tan, onun Asım'dan, onun Abdullah b. Mes'ud (r.a.)'tan merfu şekilde nakliyle rivayet etmişlerdir. Bunu Hafız İbn Merduyeh, Yahya el-Himmani'nin Ebu Bekir b. Ayyaş'tan, onun Asım'dan, onun Zirr ile Ebu Vail'den, onların da İbn Mes'ud (r.a.)'tan bu şekilde nakliyle rivayet etmiştir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

 

[3022] Hakim der ki: Bu hadisin sıhhatinin şahidi Şa’bi'nin Cabir'den itimat edilmeyen başka bir senetle yaptığı rivayettir. İmam Ahmed b. Hanbel ile Abd b. Humeyd, Cabir (r.a.)'tan şöyle naklederler -metin Ahmed b. Hanbel'in rivayetindekidir-: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanında oturuyordu k. Önüne şöyle bir çizgi çizdi ve "Bu Allah'ın yoludur." buyurdu. Onun sağına iki, soluna iki çizgi çizdi ve "Bunlar da şeytanın yollarıdır" buyurdu. Sonra elini ortadaki çizgiye koyup, "Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti." (En'am, 153) ayetini okudu. Bunu İbn Mace Sünen'inin "Kitabü's-Sünne" bahsinde rivayet etmiştir. Bezzar da Ebu Said Abdullah b. Said'in Ebu Halid el-Ahmar'dan nakliyle bu lafızla rivayet etmiştir.

 

 

[3023] Ben derim ki: Bunu İbn Merduyeh iki tarikle Ebu Said el-Kindi'den, o Ebu Halid'den, o Mücalid'den, o Şa’bi'den, o da Cabir'den şöyle rivayet etmiştir: "Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir çizgi çizdi. Sonra onun sağına bir çizgi, soluna bir çizgi çizdi. Elini ortadaki çizginin üzerine koydu ve "Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur .... " ayetini okudu. 

 

Fakat temelolan ve dayanılan hadis İbn Mes'ud (r.a.) hadisidir.

Bununla birlikte onda, eğer etkili ise ihtilaf da vardır. Üstelik, İbn Mes'ud (r.a.)'ın sözü olarak da rivayet edilmiştir. İmam Taberi, Eban b. Osman'dan şöyle nakleder: Bir adam İbn Mes'ud (r.a.)'a "Sırat-ı Müstakim (dosdoğru yol) nedir?" diye sordu. İbn Mes'ud (r.a.):

 

Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizi onun başında bırakmıştı ve ucu Cennet’e uzanır. Sağında ve solunda caddeler vardır. O cadde üzerinde geçenleri oraya çağıran kimseler bulunmaktadır. Kim diğer yollara girerse onlar onu Cehennem’e götürürler. Kim de bu yola girerse o Cennet'e götürür. İbn Mes'ud (r.a.) daha sonra "Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır ... " ayetini okudu. İbn Merduyeh İbn Ömer (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah'ın bir kulu İbn Mes'ud (r.a.)'a Sırat-ı Müstakim'i sordu. İbn Mes'ud (r.a.): "Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizi onun başına bıraktı ve bir ucu da Cennet'tedir. .. " dedi. Rivayetin gerisi bir önceki gibidir. Doğrusunu en iyi Allah bilir. Nevvas b. Sem'an'dan da bunun benzeri rivayet edilmiştir.

 

 

[3024] İmam Ahmed b. Hanbel, Nevvas b. Sem'an'dan Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah (c.c) Sırat-ı müstakim için bir misal getirdi; Dosdoğru bir yol var ve iki tarafında (ara ara) açık kapıların bulunduğu duvarlar var. Kapıların üzerinde asılı örtüler bulunmakta. Yolun başında bir davetçi "Ey insanlar! Hep birlikte sı rat-ı müstakime girin. Eğri yollardan gitmeyin." diye çağrıda bulunuyor. Yolun ortasında da bir davetçi daha var. İnsan o kapılardan birini açmak istediğinde o davetçi "Yazıklar olsun sana; açma. Açarsan kendini içinde bulursun. " der. Ortadaki cadde İslam'dır. Duvarlar Allah'ın hudud ve sınırları (kuralları)dır. Açık kapılar ise Allah'ın haramlarıdır. Yolun başındaki davetçi Allah'ın kitabı, yolun içindeki davetçi ise her Müslümanın kalbindeki nasihatçi (vicdanı ve takva gücÜ)dir. " Bunu Tirmizi ve Nesai de başka bir tarikle Nevvas b. Sem'an'dan rivayet etmişler, Tirmizi: Hasen ve gariptir, demiştir.

 

"Ona uyun. (Başka) yollara uymayın." Allah'ın yolunun tekil olarak zikredilmesi hakkın tek olmasından dolayıdır. O sebeple çeşitli ve farklı farklı olmaları nedeniyle "diğer yollar" (?i) çoğulolarak zikredilmiştir. Örneğin şu ayette de böyledir: ''Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlere gelince, onların dostları da tağuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürürler. İşte bunlar Cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar." (Bakara, 257)

 

 

[3025] İbn Ebi Hatim, Ubade b. Samit (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Sizden kim bana şu üç ayet üzerine biat eder?" buyurdu, sonra "De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım ... " (En'am, 151) ile başlayan üç ayeti sonuna kadar okudu. Daha sonra "Kim bunları yerine getirirse sevabı Allah'a aittir. Kim bunlardan bazılarını yapmaz da Allah (c.c) dünyada iken onu yakalarsa bu onun cezası olur. Kimi de ahirete kadar ertelerse onun durumu Allah'a kalmıştır; dilerse cezalandırır, dilerse affeder. " buyurdu.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

154. Sonra iyilik edenlere nimetimizi tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayete erdirmek ve rahmet etmek maksadıyla Musa'ya da Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Umulur ki Rablerinin huzuruna varacaklarına iman ederler.

155. İşte bu (Kur'an), bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Buna uyun ve Allah'tan korkun ki size merhamet edilsin.