İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

En’am Suresi

156 ve 157.ayetler

 

Kur'an'ın Kitap Ehli Olmayan Bir Millete Gelmesi:

 

156. "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (Hristiyanlara ve Yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik" demeyesiniz diye;

157. Yahut "Bize de kitap indirilseydi biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik). Işte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan alıkoyandan daha zalimdir! ayetlerimizden alıkoyanları, alıkoymalarından ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

 

Tefsiri:

 

İmam Taberi'ye göre ayetin manası şöyledir: Bu bizim size, "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (Hristiyanlara ve Yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik." dememeniz için indirdiğimiz bir kitaptır. Yani, bu kitabı hiçbir mazeretiniz kalmaması için indirdik. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette de şöyle buyurur: "Bizzat kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir musibet geldiğinde: Rabbimiz! Ne olurdu bize bir Peygamber gönderseydin de, ayetlerine uysak ve Mü'minlerden olsaydık! diyecek olmasalardı (seni göndermezdik)." (Kasas, 47)

 

"Yahut "Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk." demeyesiniz diye." Ali b. Ebi Talha'nın İbn Abbas (r.a.)'tan naklettiğine göre, "onlar"dan kasıt Yahudiler ve Hristiyanlardır. Mücahid, Süddi, Katade ve başka bir çok kimse de böyle demiştir.

 

"Biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik." Yani, biz onların ne dediklerini anlamıyorduk. Çünkü bizim dilimizle konuşmuyorlardı. Üstelik biz onların içinde bulundukları hal ve meşgalelerden uzak, onlardan bihaberdik.

"Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk. " Yani, biz bununla sizin "Onlara indirilen bize indirilseydi kendilerine getirilenlerde onlardan daha doğru yolda olurduk." bahanenizi ortadan kaldırmak istedik. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette de şöyle buyurur: "Kendilerine bir uyarıcı gelince, ümmetler içinde en doğru yolda gidenlerden biri olacaklarına, and olsun ki bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi.. " (Fatır, 42) Yüce Allah burada da öyle buyurmuştur. "İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi." Yani, işte size arap Peygamber Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in lisanıyla Allah (c.c) katından büyük ve yüce bir Kur'an gelmiştir. Onda helal ve haramların açıklaması, kalpler için hidayet, ona tabi olan ve izinden yürüyen kullarına Allah'tan rahmet vardır.

 

"Hal böyle iken Allah'ın ayetlerini yalanlayan" yani, Peygamberin getirdiklerinden istifade etmeyen, onlarla gönderilenlere uymadı ğı gibi (gitmekte olduğu) başka yolları da terk etmeyen "ve onlardan alıkoyandan daha zalim kimdir!" Yani, Allah'ın ayetlerine uymaktan alıkoyandan. Yani, insanları ondan çeviren ve engelleyenden. Süddi '....' cümlesini böyle tefsir etmiştir. İbn Abbas (r.a.), Mücahid ve Katade'den yapılan rivayete göre ise mana "Kur'an'dan yüzçeviren"dir. Süddi'nin buradaki tefsiri kuvvetlidir. Çünkü "Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan alıkoyandan daha zalim kimdir!" buyurulmuş, daha önce geçtiği gibi surenin baş tarafında da "Onlar, hem insanları Peygamber'e yaklaşmaktan vazgeçirmeye çalışırlar, hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. Oysa onlar farkında olmadan ancak kendilerini helak ederler." (En'am, 26) buyurulmuştur. Nitekim benzer bir ayette şöyle buyurulmuştur: "İnkar edip de (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya, işte onlara, yapmakta oldukları bozgunculuklar sebebiyle, azaplarını kat kat artıracağız." (Nahl, 88) Yüce Allah burada devamla şöyle buyuruyor:

 

"Ayetlerimizden alıkoyanları, alıkoymalarından ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız. "

 

Ayetin manasının İbn Abbas, Mücahid ve Katade'nin söylediği gibi olması da mümkündür. Yani, "....."dan kasıt "Ayetlerimize iman etmeyen ve ona göre yaşamayandan ... daha zalim kimdir?" Bu manaya göre ayette kastedilen şu ayetlerdeki gibidir: "o, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiştir. " (Kıyamet, 31-32) Nitekim kafirin kalbiyle yalanladığına, bedeniyle yaşamayı bıraktığına delalet eden başka ayetler çoktur. Fakat ilk mana daha kuvvetli ve daha açıktır. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

158. Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazı alametlerinin gelmesini mi bekliyorlar.? Rabbinin bazı alametleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanında bir hayır k9zanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. De ki: Bekleyin, şüphesiz biz de beklemekteyiz!