İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

En’am Suresi

158.ayetler

 

Daha Neyi Bekliyorlar?

 

158. Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazı alametlerinin gelmesini mi bekliyorlar.? Rabbinin bazı alametleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanında bir hayır k9zanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. De ki: Bekleyin, şüphesiz biz de beklemekteyiz!

 

Tefsiri:

 

Cenab-ı Hakk kendisini inkar ve reddeden, Peygamberlerine karşı gelen, ayetlerini yalanlayan ve yolundan alıkoyan kafirleri tehdit ederek şöyle buyuruyor: "Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazı alametlerinin gelmesini mi bekliyorlar!" Allah'ın gelmesi ahirette, Allah'ın bazı ayetlerinin gelmesi ise kıyamet kopmadan önce, onun alamet ve işaretleri olarak gerçekleşecektir.

 

 

[3026] Nitekim İmam Buhari Sahih'inde bu ayetin tefsirinde, Ebu Zür'a'nın Ebu Hureyre (r.a.)'tan naklettiği şu hadisi zikretmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. İnsanlar onu gördüklerinde yeryüzündekiler iman ederler. O gün "(o gün) önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz." ayetinin tahakkuk edeceği gündür. "

 

 

[3027] İmam Buhari Hemmam b. Münebbih kanalıyla Ebu Hureyre (r.a.)'tan naklettiği bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. Güneş oradan doğduğunda ve insanlar onu gördüklerinde hepsi iman eder. Fakat bu, "(o gün) önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. " diye bahsedilen gündür." Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha sonra bu ayeti okumuştur.

 

Bu hadis bu şekilde iki vecihten rivayet edilmiştir. İlk vecihten Tirmizi dışındaki Kütüb-i Sitte sahipleri bir çok tarikle Umara b. Ka'ka' b. Şübrüme'den, o Ebu Zür'a b. Amr b. Cerir'den, o da Ebu Hureyre (r.a.)'tan naklen rivayet etmişlerdir. İkinci vecihle rivayette ravilerden birinin adı sadece İshak olarak zikredilmiştir. Kimine göre o İbn Mansur Kevsec, kimine göre İshak b. Nasr'dır. Doğrusunu en iyi Allah bilir. Bunu İmam Müslim, Muhammed b. Rafi' el-Cündisaburi'den, her ikisi de Abdurrezzak'tan rivayet etmişlerdir. Bu hadis bir çok tarikle Ebu Hureyre (r.a.)'tan rivayet edilmiştir. Onu Huraka'nın kölesi Ala b. Abdurrahman b. Yakup'un, babasından, onun Ebu Hureyre (r.a.)'tan naklini ise sadece İmam Müslim yapmıştır.

 

 

[3028] İmam Taberi Ebu Küreyb'den, o Fudayl'ın oğlundan, o Fudayl'dan, o Ebu Hazim'den, o da Ebu Hureyre (r.a.)'tan, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Üç şey vardır ki onlar çıktığında, "(o gün) önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. "; onlar güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbetü'l-arz'dır. " Bunu İmam Ahmed b. Hanbel, Vekı"in Fudayl'dan nakliyle rivayet etmiştir, fakat onda ayrıca "duman" ifadesi geçmektedir. Bunu İmam Müslim Züheyr b. Harb'in Vekı" den ... nakliyle rivayet etmiştir. Tirmizi de başka bir vecihle Fudayl b. Gazevan'dan ... rivayet etmiştir. İshak b. Abdullah el-Fervi, İmam Malik'ten ... o da Ebu Hureyre (r.a.)'tan rivayet etmiştir. Fakat Fervi'nin zayıf olması sebebiyle hadis bu kitapların hiçbirinde bu tarikle rivayet edilmemiştir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

 

[3029] İmam Taberi, Abdurrahman b. Hürmüz el-A'rec kanalıyla Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle nakleder; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. Güneş oradan doğduğunda bütün insanlar iman ederler. O şu ayette ifade edilen gündür: "(o gün) önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. " Hadisi İbn Lühey'in A'rec'den rivayetiyle de; Vekı"in Fudayl b. Gazvan'dan, onun Ebu Hazim'den, onun Ebu Hureyre (r.a.)'tan nakliyle rivayet edilmiştir. Bu tariklerin hepsini İbn Merduyeh tefsirinde tahriç etmiştir.

 

 

[3030] İmam Taberi, İbn Sirin kanalıyla Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim güneş batıdan doğmadan önce tevbe ederse tevbesi kabul edilir. " Bunu Kütüb-i Sitte sahiplerinden hiçbiri rivayet etmemiştir.

 

 

[3031] İmam Buhari ve Müslim, Ebu Zerr (r.a.)'tan şöyle rivayet etmişlerdir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana "Güneş battığında nereye gittiğini biliyor musun?" diye sordu. Ben "Bilmiyorum." dedim. "Güneş battığında Arş'ın altına gidip secdeye kapanır, sonra kalkar. Bu ona "Geldiğin yere geri dön." denilene kadar devam eder. Ey Ebu Zerr! Ona "Geldiğin yere geri dön." denileceği vakit yakındır ki o da şudur: "(ogün) önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. "

 

 

[3032] İmam Ahmed b. Hanbel, Huzeyfe b. Esid el-Gıffari'den şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) odalarının birinden çıkıp yanımıza geldi. Biz kıyamet hakkında sohbet ediyorduk. Şöyle buyurdu: "Siz on alameti görmeden kıyamet kopmaz: Güneşin batıdan doğması, duman, Dabbe, Meryem oğlu İsa (a.s)'ın zuhuru, Deccal'in çıkışı, biri batıda, biri doğuda, biri de Arap yarımadasında olacak üç yere batış olayı. Aden'de çıkacak ve insanları (bir yere) sürükleyecek veya toplayacak olan, gece nerede olurlarsa orada geceleyecek, gündüz nerede olurlarsa onlarla birlikte olacak bir ateş. " Bunu İmam Müslim ile dört Sünen sahibi de Amir b. Vasile'nin Huzeyfe b. Esid'den bu şekilde nakliyle rivayet etmişlerdir. Tirmizi hadis için: Hasen ve sahihtir, demiştir.

 

 

[3033] Mansur, Rib'i'den, o da Huzeyfe b. Yeman (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e "Ya Rasulallah! Güneşin batıdan doğmasının alameti nedir?" diye sordum. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "O gece uzar. İki gece kadar bir süre geçince o gece namaz kılmakta olanlar bunun farkına varırlar. Önceki geceler gibi ibadetlerini yaparlar. Yıldızlar yerinde olduğu gibi durmakta, bir yere gitmemektedir. Sonra yatarlar. Sonra kalkıp namaz kılarlar. Sonra tekrar yatarlar. Sonra yanları ezilmiş halde kalkarlar. Gece iyice uzayınca insanlar sabah olmadan feryad-ı figan etmeye başlarlar. Onlar güneşin doğudan doğmasını beklerken ne görsünler; o batıdan doğuyor. İnsanlar bunu görünce iman ederler. Fakat imanları onlara bir fayda vermez. " Bunu İbn Merduyeh rivayet etmiştir. Kütüb-i Sitte'nin hiçbirinde bu tarikle rivayet yoktur.

 

 

[3034] Asıl adı Sa'd b. Malik b. Sinan olan Ebu Said el-Hudri (r.a.)'tan gelen bir rivayet. İmam Ahmed b. Hanbel Ebu Said el-Hudri (r.a.)'tan Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in "(o gün) önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. " buyruğu hakkında, "O güneşin batıdan doğmasıdır. " buyurduğunu nakletmiştir. Bunu Tirmizi de Süfyan b. Veki"in babasından ... nakliyle rivayet etmiş ve "gariptir" demiştir. Bazıları bunu Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in değil Ebu Said el-Hudri (r.a.)'ın sözü olarak rivayet etmişlerdir.

 

 

[3035] Faddal b. Cübeyr, Ebu Ümame Südayy b. Aclan'dan şöyle nakleder; Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kıyamet alametlerinin ilki güneşin batıdan doğmasıdır." buyurdu.

 

 

[3036] Safvan b. Assal'dan şöyle rivayet edilmiştir; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitti: ''Allah, tevbe için batı tarafında yetmiş yıllık mesafe eninde bir kapı açtı. Bu kapı güneş oradan doğuncaya kadar kapanmayacak." buyurdu. Bunu Tirmizi, Nesai ve İbn Mace uzun bir hadis olarak rivayet etmişlerdir. Tirmizi hadisin sahih olduğunu söylemiştir.

 

 

[3037] Abdullah b. Ebu Evfa'dan bir hadis. İbn Merduyeh, Süleyman b. Zeyd kanalıyla Abdullah b. Ebi Evfa'dan şöyle nakleder; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: "İnsanlar sizin gecelerinizden üç gece uzunluğunda bir gece yaşayacaklar. Geceleri nafile ibadet edenler onu bilecekler. Onlardan biri kalkacak ve virdini okuyup yatacak. Sonra kalkıp virdini okuyup ardından yatacak. Onlar bu haldeyken insanlar, "Bu nedir?" diye birbirlerine bağırmaya başlayacak, camilere koşacaklar. Birden güneşin batıdan doğduğunu fark edip çığlık atacaklar. Güneş göğün ortasına geldiğinde doğuya dönüp tekrar doğudan doğacak. O vakit hiçbir kişiye (o anda yaptığı) imanı fayda vermeyecek. " Hadis, bu vecihle gariptir. Kütüb-i Sitte'nin hiçbirinde de bulunmamaktadır.

 

 

[3038] İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hayyan kanalıyla Ebu Zür'a b. Amr b. Cerir'den şöyle nakleder: Üç Müslüman Medine'deki Mervan'ın meclisine oturup onun kıyamet alametleri hakkında anlattıklarını dinlediler. Sohbetinde Mervan, "Onların ilki Deccal'in çıkışıdır." dedi. Bunlar Abdullah b. Amr ile karşılaştıklarında ona kıyamet alametleri hakkında Mervan'dan işittiklerini söylediler. Abdullah şöyle dedi: Mervan hiç de doğru söylememiş. Ben bu konuda Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’den bir hadis işittim ve daha sonra hiç unutmadım. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim:

 

"Zuhur edecek ilk alamet güneşin batıdan doğmasıdır. Zira güneş her battığında Arş'ın altına gelip secde eder ve geri dönmek için izin ister. Allah (c.c) güneşin batıdan doğmasını murad ettiğinde güneş her zamanki gibi Arş'ın altına gelip secde eder ve geri dönmek için izin ister. Fakat ona bu defa hiçbir cevap verilmez. Dönmek için tekrar izin ister, yine bir cevap verilmez. Sonra tekrar izin ister, yine cevap verilmez. Geceden Allah'ın dilediği kadar bir vakit geçtikten ve kendisine izin verilse bile doğmaya yetişemeyeceğini anladıktan sonra güneş, "Ey Rabbim, doğu ne kadar da uzak! İnsanlar için benim yerimi kim tutacak?" der. Ufuk bir halka gibi olunca yine izin ister.

 

Ona "Oldugun yerden doğ!" denilir. O da insanlara batıdan doğar." Abdullah daha sonra "(o gün) önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz." ayetini okudu. Bunu Müslim Sahih'inde, Ebu Davud ile İbn Mace Sünen'lerinde Ebu Hayyan etTemimi'nin Ebu Zür'a'dan nakliyle rivayet etmişlerdir.

 

 

[3039] Başka bir hadis: İmam Taberani, Abdullah b. Amr b. el-As'tan şöyle nakleder: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Güneş batıdan doğduğunda İblis secdeye kapanır ve "İlahi! Bana emret, dilediğin kimseye secde edeyim" der. Zebanileri yanına toplanır ve "Ey efendileri, bu yalvarış nedir?" derler. İblis: "Ben Rabb'imden bana belli bir vakte kadar mühlet vermesini istemiştim. İşte "belli vakit" budur." der. Sonra Safa tepesindeki bir yarıktan Dabbe çıkar. O ilk adımını Antakya'ya atar. İblis gelip ona tokat atar. " Bu çok garip bir hadistir ve senedi zayıftır. Muhtemelen Abdullah b. Amr'ın Yermük gününde ele geçirdiği iki hayvan yükü kitaptan alınmadır. Bunun Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in sözü şeklinde rivayeti ise münkerdir. Doğrusunu en iyi Allah bilir. 

 

 

[3040] Abdullah b. Amr, Abdurrahman b. Avf ve Muaviye b. Ebu Süfyan'dan (Allah hepsinden razı olsun) rivayet edilen başka bir hadis. İmam Ahmed b. Hanbel'in rivayetine göre İbn Sa'dI: "Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Düşman savaştığı sürece hicret bitmez" buyurdu." dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Amr, Abdurrahman b. Avf ve Muaviye b. Ebu Süfyan şöyle dediler: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hicret iki çeşittir; biri günahları terk etmen, diğeri Allah'a (c.c) ve Rasulü'ne gitmendir. Bu hicret tevbe kabul olunduğu sürece devam eder. Tevbe ise güneş batıdan doğana kadar kabul edilir. Batıdan doğunca da her kalbe içindekilerle mühür vurulur ve insanlara "bu kadar tamam" denilir. " Kütüb-i Sitle’den hiçbirinde bulunmasa da bu hadisin senedi hasendir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

Başka bir hadis: Muhammed b. Sirin, Ebu Ubeyde'den şöyle nakleder: İbn Mes'ud (r.a.) şöyle derdi: "Bahsedilen kıyamet alametlerinin şu dördü dışında hepsi meydana geldi: Güneşin batıdan doğması, Deceal, Dabbetü'l-arz ve Ye'cüc veMe'cüc'ün çıkış!." İbn Mes'ud (r.a.) şöyle derdi: "Onunla birlikte amellerin son bulacağı alamet; güneşin batıdan doğmasıdır. Allah'ın (c.c) "Rabbinin bazı alametleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. De ki: Bekleyin, şüpheSiz biz de beklemekteyiz!" (En'am, 158) buyruğunu görmüyor musun? Orada kastedilen güneşin batıdan doğmasıdır."

 

 

[3041] Hafız İbn Merduyeh, tefsirinde İbn Abbas (r.a.)'tan Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hadisi olarak garip ve münker bir rivayette bulunmuştur. Bir yerinde şöyle geçmektedir: "O gün güneş ile ay batıdan birlikte doğarlar. Gökyüzünün ortasına geldiklerinde dönüp önceki yerlerine gelirler. " Bu çok garip, hatta münker, hatta ve hatta medu olduğu iddia edilirse uydurmadır. İbn Abbas (r.a.) veya Vehb b. Münebbih'in sözü şeklindeki rivayet ise reddedilecek bir iddia değildir ki zaten daha çok öyle gibi gözükmektedir.

Süfyan-ı Sevri, Mansur'dan, o Amir'den, o da Aişe (r.anha)'dan şöyle nakleder: Alametlerin ilki zuhur ettiğinde (amel) kalemleri atılır, hafaza melekleri amelleri yazmaktan engellenir ve bedenler amellere şahitlik yaparlar. Bunu İmam Taberi rivayet etmiştir.

 

"(O gün) önceden inanmamış kimseye ... " Yani, o vakit kafir iman etmek isterse ondan kabul edilmez. Daha önce iman etmiş olan kimsenin imanı ise kabul edilir. Mü'minin amelleri düzgünse o büyük bir güzellik ve nimettedir. Hem iyilikleri hem kötülükleri varsa o vakit tevbe ettiğinde kabul olunmaz. Nitekim geçen hadisler de buna delalet etmektedir. " ... ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye" ifadesi de bu manaya yorumlanır. Yani, kişi daha önce işlememişse o vakitte işlediği salih ameli ondan kabul olunmaz.

"De ki: Bekleyin, şüphesiz biz de beklemekteyiz!" ifadesi kafirlere büyük bir tehdit, imanını ve tevbesini bunların fayda vermeyeceği vakte erteleyenlere yönelik vurgulu bir uyarıdır. Güneşin batıdan doğduğu vakitte böyle bir hükmün verilmesi kıyamet vaktinin (tamamen) yaklaşmış olması ve alametlerinin zuhur etmesinden dolayıdır. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette de şöyle buyurur: "Onlar, kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alametleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar!" (Muhammed, 18) Başka bir yerde de: "Artık o çetin azabımızı gördükleri zaman: Allah'a inandık ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkar ettik, derler. Fakat azabımızı gördükleri zaman imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir." (Mü'min, 84-85) buyurur.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

159. Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.