İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

En’am Suresi

160.ayetler

 

İyilik ve Kötülüğün Ahiretteki Karşılığı:

 

160. Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

 

Tefsiri:

 

Bu ayet-i kerime başka bir ayette, yani "Kim iyilikle (ilahi huzura) gelirse ona daha iyisi verilir." (Neml, 89 ve Kasas, 84) ayetinde müphem (kapalı) bırakılan bir noktayı (daha iyisinin bizzat kaç kat olduğu) açıklamaktadır. Hadisler de bu ayetle aynı manayı ifade etmektedir.

 

 

[3046] Nitekim İmam Ahmed b. Hanbel İbn Abbas (r.a.) kanalıyla Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’den şu kudsi hadisi rivayet etmiştir: "Şüphesiz Rabbiniz Rahimdir. Kim bir iyiliğe niyetlenir de onu yapmazsa ona bir sevap yazılır. Yaparsa ona 10'dan 700'e kadar katıyla sevap yazılır. Her kim bir kötülüğe niyetlenir de onu yapmazsa ona bir sevap yazılır. Onu yaparsa bir günah yazılır veya Allah (c.c) onu siler. Allah (c.c) sddece hidayet kapıları kendisine kapanan ve helaki kesinleşen kimseyi helak eder. " Bunu Buhari, Müslim ve Nesai, Ca'd Ebu Osman'ın nakliyle rivayet etmişlerdir.

 

 

[3047] İmam Ahmed b. Hanbel Ebu Zerr (r.a.)'tan da şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim bir iyilik yaparsa ona 10 katı veya daha fazlası vardır. Kim bir kötülük yaparsa cezası onun mislidir veya onu bağışlarım. Kim yeryüzü dolusu günah işler, sonra yanıma bana hiçbir şeyi ortak koşmamış halde gelirse ona günahı kadar mağfiret kılarım. Kim bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşzrım. Kim bana bir arşın yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşzrım. Kim bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak giderim. " Bunu Müslim, Ebu Küreyb'in Ebu Muaviye'den nakliyle; Ebu Bekir b. Ebi Şeybe'nin Veki'den, onun A'meş'ten nakliyle rivayet etmiştir. İbn Mace Ali b. Muhammed et-Tanafisi'nin Veki'den nakliyle rivayet etmiştir.

 

 

[3048] Hafız Ebu Ya'la el-Musili'nin Enes b. Malik (r.a.)'tan naklettiğine göre Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir iyiliğe niyetlenir de yapmazsa ona bir sevap yazılır, yaparsa on sevap yazılır. Her kim bir kötülüğe niyetlenir de yapmazsa ona hiçbir şey yazılmaz. Onu işlerse kendisine bir günah yazılır. "

 

Şunu bil ki günah işlemeyen kişi üç kısımdır. Eğer onu bazen Allah (c.c) için terk edip işlemiyorsa Allah için terk ettiğinden dolayı sevap kazanır. Burada hem amel hem niyet vardır. O yüzden ona bir sevap yazılacağını ifade eden hadisler bulunmaktadır. Nitekim sahih hadisin bazı rivayetlerinde;

 

 

[3049] "Çünkü günahı benim için terk etmiştir. " ifadesi yer almaktadır. Kişi günahı bazen unuttuğundan veya dalgınlığından dolayı terk eder. Onda lehine veya aleyhine hiçbir şey yoktur. Çünkü hiçbir iyilik yapmamış, hiçbir kötülük de işlememiştir. Bazense ona götürecek yollara başvurduktan ve ona yaklaştıran şeyleri yaptıktan sonra beceremediğinden veya tembelliğinden dolayı onu terk eder. Bu kişi onu yapmış kimse gibi sayılır.

 

 

[3050] Nitekim Buhari ve Müslim' de yer alan bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İki Müslüman kılıcıyla karşı karşıya gelirse öldüren de öldürülen de Cehennem'dedir." buyurdu. Sahabiler: "Ya Rasulallah! (Tamam) bu katil de, öldürülenin suçu nedir?" dediler. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "O; arkadaşını öldürmekte kararlıydı. " buyurdu. 

 

 

[3051] Ebu Ya'la el-Musili, Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim bir iyiliğe niyetlenirse Allah (c.c) ona (sırf niyetinden dolayı) bir sevap yazar. Eğer onu yaparsa ona 10 sevap yazılır. Her kim de bir kötülüğe niyetlenirse onu işlemedikçe bir şey yazılmaz. İşlerse bir günah yazılır. Onu terk ederse o zaman bir sevap yazılır. Allah (c.c): Onu Benden korktuğundan dolayı terk etti, der. " Bu Mücahid'in, yani İbn Musa'nın rivayetindeki ifadedir.

 

 

[3052] İmam Ahmed b. Hanbel, Fülan b. Ümeyle'nin Hureym b. Fatik'ten nakliyle Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu nakleder: "İnsanlar dört, ameller altı çeşittir. Kimi insanlara dünya ve ahirette bolca verilmiş, kimilerine dünyada bolca verilip ahirette daraltılmış, kimilerine ahirette daraltılmış ve dünyada bolca verilmiştir. Kimileri ise dünya ve ahirette bedbahttır. Cennet ve Cehennem'i hak ettiren şeyler amellerdir. Bire bir, bire 10 kat ve bire 700 kat vardır. İki şeyi vacip kılan şeyler şunlardır; her kim Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın Müslüman ve Mü'min olarak ölürse ona Cennet vacip / hak olur, her kim kafir olarak ölürse ona da Cehennem vacip olur. Her kim bir iyiliğe niyetlenir de onu yapmazsa, Allah (c.c) onun kalbinin hissettiğini ve onu yapmaya çok istekli olduğunu bilirse ona bir sevap yazılır. Her kim bir kötülüğe niyetlenirse ona hiçbir şey yazılmaz. Kim onu işlerse katlanmaksızın bir günah olarak yazılır. Kim bir iyilik yaparsa ona 10 katı sevap yazılır. Her kim Allah yolunda bir infakta bulunursa ona 700 kat sevap verilir. " Bunu Tirmizi ve Nesai de Beşir b. Umeyle'nin Hureym b. Fatik'ten nakliyle bunun bir kısmını rivayet etmişlerdir.

 

 

[3053] İbn Ebi Hatim, Amr b. el-As (r.a.)'tan, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cumaya üç çeşit insan katılzr. Onlardan biri boş işlerle uğraşır ve onun cumadan nasibi odur. Diğeri orada duayla bulunur ki o Allah'a dua etmiş kimse olup Allah ona dilerse verir, dilerse vermez. Biri de vardır ki orada sessiz durur ve anlatılanlar / okunanları dinler. Hiçbir Müslümanın boynunu ezip geçmez ve hiç kimseye eziyet etmez. Bu da onun üç gün fazlasıyla diğer cumaya kadar günahlarına kefaret olur. Zira Allah (c.c) şöyle buyurur: "Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. "

 

 

[3054] Hafız Taberani Ebu Malik el-Eş'ari'den şöyle nakleder: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Cuma namazı onunla sonraki cuma arasındaki günahlara ve üç gün fazlasına kefarettir. Zira Allah (c. c) şöyle buyurur: "Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır."

 

 

[3055] Ebu Zerr (r.a.)'tan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim her ay üç gün oruç tutarsa sene boyu oruç tutmuş gibi olur. " Bunu İmam Ahmed b. Hanbel -ki hadisin lafzı ona aittir-, Nesai, İbn Mace ve Tirmizi rivayet etmişlerdir. Tirmizi'nin rivayetinde şu ziyade vardır: Allah (c.c) bunu tasdikleyid olarak "Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır." buyurmuştur. Bir güne 10 günle karşılık verilir. Tirmizi daha sonra: Bu hasen bir hadistir, demiştir. İbn-i Mes'ud (r.a.) der ki: "Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır." Her kim iyilikle, yani "La ilahe illallah" ile gelirse, her kim kötülükle, yani şirkle gelirse diye seleften bir grup zattan da böyle rivayet edilmiştir. Bu konuda bir de Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ait bir hadis-i şerif varit olmuştur. Sahih olup olmadığını Allah (c.c) daha iyi bilir. Ancak ben sahih senetle gelen hiçbir rivayetini görmedim. Bu konudaki hadisler ve eserler (sahabi, tabiin vs. sözü) bir hayli çoktur, fakat inşaallah zikrettiklerimiz yeterlidir. Tek güvencemiz Allah'tır.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

161. De ki: Şüphesiz Rabbim beni İbrahim'in dimdik ayakta duran batıldan uzak tevhid dinine iletti. O, ortak koşanlardan değildi.

162. De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanzm, hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbi Allah içindir.

163. O'nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emrolundu ve ben Müslümanların ilkiyim.