|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Nikah |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: الشغار.
28. ŞİĞAR (İki tarafın birbirine kız verip mehir'den kurtulması)
حدثنا عبد
الله بن يوسف:
أخبرنا مالك،
عن نافع، عن
ابن عمر رضي
الله عنهما:
أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم نهى عن
الشغار.
والشغار أن
يزوج الرجل
ابنته على أن
يزوجه الآخر
ابنته، ليس
بينهما صداق.
[-5112-] İbn Ömer r.a.'dan rivayete göre "Rasulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) şiğar evliliğini yasaklamıştır. Şiğar ise aralarında mehir
olmaksızın bir kimsenin kızını başkası ile onun da kızını kendisi ile
evlendirmesi şartıyla evlendirmesidir. "
Tekrarı: 6960
Diğer tahric: Müslim,
nikah; Tirmizi, nikah; Ebu Davud, nikah (2074); İbni Mace nikah (1883); Nesai,
nikah; Darimi, nikah; Muvatta, nikah 24; Ahmed b. Hanbel, II, 6.
AÇIKLAMA:
"Şiğar ise bir kimsenin kızını ... evlendirmesidir."
Beyhaki'nin n Yepd yoluyla ıbn Cüreyc'den, onun ıbn ez-Zubeyr'den, onun
Cabir'den Nebi'e merfu olarak rivayet ettiğine göre; "Şiğar evliliği
yasaklanmıştır. Şi ğar, bu kızı, bu kız karşılığında mehirsiz olarak
nikahlamaktır. Bunu ötekinin mehri olarak verir, ötekini de diğerinin mehri
olarak verir."
Ebu'ş-Şeyh de nikah bölümünde Ebu Reyhane yoluyla gelen şu
hadisi zikretmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şiğar yapmayı yasaklamıştır.
Şiğar yapmak ise bir kimsenin bu erkeği, bu kız ile; bu kızı da bu erkek ile
mehir olarak evlendir, demesidir."
Kurtubi dedi ki: Şiğarın bu şekildeki açıklaması doğrudur ve
dilcilerin naklettiklerine de uygundur. Eğer bu açıklama merfu ise (yani Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem tarafından yapılmış ise) zaten maksat budur. Eğer
sahabinin görüşü ise bu da makbuldür. Çünkü sahabi söylenen sözün hangi anlama
geldiğini daha iyi bilir ve durumu daha iyi anlar.
Fukaha, şiğarın yasak olan şekli hususunda hadisteki açıklamanın
zahirine itibar edilip edilmeyeceği bakımından farklı görüşlere sahiptir. Çünkü
bununla ilgili olarak iki açıklama yapılmıştır. Birincisine göre iki veliden
her biriSini velayeti altındaki kızı diğerine, kendi velayeti altındaki kızı da
kendisi ile evlendirme şartını koşarak evlendirmesidir. İkincisi ise her ikisi
hakkında da mehr sözkonusu olmamasıdır.
Fukahadan kimisi, her ikisini birlikte bir şart olarak göz önünde
bulundurmuştur. Öyle ki, mesela velilerden her biri ve lay eti altındaki kızı
diğeri ile mehir sözkonusu edilmeksizin dahi olsa ve şart koşmadan evlendirecek
olursa yahut onlardan her biri velayeti altındaki diğeri ile sözkonusu şart ile
birlikte, ama mehir zikredecek olursa yasağın kapsamına girmediğini kabul eder.
Şafiilerin çoğunluğunun görüşüne göre nehyin illeti, nikahlanan
kadınların ortak özelliğidir. Çünkü onların her birisi akde konu olur. Her
birinin diğerine helalolması mehir olarak kabul edilmiştir; ama bu nikah akdine
muhalif bir haldir. Akdin batıl olmasını gerektiren mehrin sözkonusu edilmeyişi
değildir. Çünkü mehir sözkonusu edilmeden de nikah akdi sahih olur.
el-Kaffal dedi ki: Bu gibi nikahların batıl oluşundaki illet,
şarta bağlı akid yapmaktır. Sanki onların her birisi diğerine: Benim kızımın
seninle olan nikahı, senin kızının benimle olan nikahı akd olmadıkça akd olmaz,
demiş gibi olur.
Iraki'nin naklettiğine göre Ahmed, bu akdin batıl oluş illetinin
mehrin zikredilmeyişi olduğunu açıkça ifade etmiştir. İbn Teymiye ise
el-Muharrar adlı eserde, illetin, her iki kızın diğerine helal olmasındaki
ortak kılınma halleri olduğunu tercih etmiştir.
İbn Dakiki'l-'İd şöyle demektedir: Ahmed'in açıkça ifade ettiği
husus, hadiste sözü edilen açıklamanın zahirine uygun olandır. Çünkü hadiste:
"Aralarında mehir bulunmamak şartıyla" diye buyurmaktadır. Bu ifade,
nikahın fasid olmasının bu cihetle olduğu izlenimini vermektedir. Bununla
birlikte bunun fesad oluş cihetinden ayrılmaması sebebiyle zikredilmiş olma
ihtimali de vardır. Daha sonra şunları söylemektedir: Özetle söylenecek olursa,
mehrin olmayışının, bu nikahın yasaklanışında bir etkisi vardır.
İbn Abdilberr der ki: İlim adamları şiğar nikahının caiz
olmadığını icma' ile belirtmiş bulunmaktadırlar. Fakat sahih oluşu hususunda
görüş ayrılıkları vardır. Cumhur bu nikahın batıl olduğu kanaatindedir.
Malik'ten gelen bir rivayete göre duhulden önce fesh olur, ama duhulden sonra
feshedilmez. İbnu'l-Münzir bunu el-Evzai'den diye de nakletmiştir. Hanefiler
ise bu nikahın sahih olduğu, ama mehr-i mislin de vacip olduğu görüşündedirler.
Aynı zamanda bu ez-Zühri'nin, Mekhul'ün, es-Sevri'nin ve el-leys'in görüşü
olup, Ahmed, İshak ve Ebu Sevr'den gelen bir rivayet de böyledir.
Şuna dikkat etmek gerekir ki; şiğarın açıklamasında kızın
sözkonusu edilmesi, bir örnektir. Daha önce geçen bir başka rivayette kızkardeş
sözkonusu edilmişti. Nevevi der ki: Bu hususta kızların dışında kızkardeşlerin,
erkek kardeşin kızlarının ve diğerlerinin öz kızlar gibi olduğunu ilim adamları
ittifakla belirtmişlerdir.
Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.