|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Nikah |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: العدل
بين النساء . {ولن
تستطيعوا أن
تعدلوا بين
النساء - إلى
قوله - واسعا
حكيما}
/النساء: 129، 130/
99. KADıNLAR ARASINDA ADALETLİ DAVRANMAZ (VE YÜCE ALLAH'IN):
"NE KADAR İSTESENİZ BİLE KADINLAR ARASINDA ADALETLİ DAVRANAMAZSINIZ ...
ALLAH, LÜTFU GENİŞ OLANDIR, HAKiMDİR."(Nisa, 29-130) BUYRUĞU
AÇIKLAMA:
"Kadınlar arasında
adaletli davranmak (ve yüce Allah'ın): "Ne kadar isteseniz bile kadınlar
arasında adaletli davranamazsınlZ ... " (en-Nisa, 129) buyruğu."
Buhari, ayeti zikretmek sureti ile burada sözkonusu edilenin kadınlar arasında
her bakımdan adaletli davranmak, hadis ile de adaletten kastedilenin, onların
her birisine layık olanı vermek suretiyle aralarında eşitliği sağlamak olduğuna
işaret etmektedir. Şayet hanımlarından her birisinin giyimini, nafakasını ve
sırasını eksiksiz verecek ve yerine getirecek olursa, bunun dışında kalbin
meyli yahut kendi hakkını bağışlamasından ötürü zarar görmesi sözkonusu
değildir.
Dört Sünen sahibinin rivayet edip İbn Hibban ile Hakim'in sahih
olduğunu belirttikleri Hammad İbn Seleme yolu ile Eyyub'dan, onun Ebu
Kılabe'den, onun Abdullah İbn Yezid'den, onun Aişe'den rivayetine göre
"Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, hanımları arasında günlerini
paylaştırır ve adaletli davranarak: Allah'ım, bu benim güç yetirebildiğim
hususlardaki paylaştırmamdır. Senin malik olduğun, fakat benim sahip olamadığım
hususlarda ise beni kınama, diye buyururdu." Tirmizi dedi ki: Bununla
sevgiyi ve muhabbeti kastetmektedir. İlim ehli bunu böylece açıklamışlardır.
Beyhaki de Ali İbn Ebi Talha yoluyla İbn Abbas'tan, yüce
Allah'ın: "Yapamazsınız" buyruğu hakkında sevgi ve Cima' hususunda
diye açıkladığını rivayet etmektedir.
باب: إذا تزوج
البكر على
الثيب.
100. DUL KADINDAN SONRA BAKİRE İLE EVLENDİĞİ TAKDİRDE (NE
YAPAR?)
حدثنا مسدد:
حدثنا بشر:
حدثنا خالد،
عن أبي قلابة،
عن أنس رضي
الله عنه - ولو
شئت أن أقول:
قال
النبي صلى
الله عليه
وسلم - ولكن
قال: السنة
إذا تزوج
البكر أقام
عندها سبعا،
وإذا تزوج الثيب
أقام عندها
ثلاث.
[-5213-] Halid'den, o Ebu Kılabe'den, onun Enes r.a.'dan rivayetine göre
-Ebu Kılabe dedi ki: Arzu edersem Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu da
diyebilirim. Ancak (Enes)- şöyle dedi: "Sünnet olan, bakire ile evlendiği
takdirde onun yanında (aralıksız) yedi gün kalması, dul kadın ile evlendiği
takdirde onun yanında üç gün kalmasıdır. "
Tekrar: 5214
Diğer tahric: Tirmizî, Nikah; Müslim, Rada
باب: إذا تزوج
الثيب على
البكر.
101. BAKİRE ÜZERİNE DUL KADIN İLE EVLENECEK OLURSA (NE YAPAR?)
حدثنا يوسف
بن راشد:
حدثنا أبو
أسامة، عن
سفيان، حدثنا
أيوب وخالد ،عن
أبي قلابة، عن
أنس قال:
من
السنة إذا
تزوج الرجل
البكر على
الثيب أقام
عندها سبعا
وقسم، وإذا
تزوج الثيب
على البكر
أقام عندها
ثلاث ثم قسم.
قال أبو
قلابة: ولو
شئت لقلت: أن
أنسا رفعه إلى
النبي صلى
الله عليه
وسلم.
وقال عبد
الرزاق:
أجبرنا
سفيان، عن
أيوب وخالد،
قال خالد: ولو
شئت قلت رفعه
إلى النبي صلى
الله عليه
وسلم.
[-5214-] Ebu Kilabe'den, o Enes r.a.'den şöyle dediğini
rivayet etmektedir: "Erkeğin dul kadından sonra bakire ile evlenmesi halinde
yanında yedi gün (sıraya tabi olmayarak) kalıp sonra günlerini paylaştırması,
bakire üzerine dul kadın ile evlenmesi halinde yanında (sıraya tabi olmayarak)
üç gün kaldıktan sonra paylaştırması sünnettendir."
Ebu Kılabe dedi ki: "Arzu edersem: 'Enes bunu Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem'e ref' ederek rivayet etmiştir', de diyebilirim."
AÇIKLAMA:
"Dedi ki: ... Sünnettendir." Yani bu, Nebi s.a.v.'in
sünnetidir. Sahabinin sözünden ilk hatıra gelen ve anlaşılan budur. Hac
bölümünde Salim İbn Abdullah İbn Ömer'in ez-Zühri, kendisine İbn Ömer'in
hacılara: "Eğer sünneti istiyor isen sen Nebi s.a.v.'in sünnetini mi
istiyorsun deyince, Salim'in ona: Onlar bu sözleriyle Nebi'in sünnetinden
başkasını mı kastediyorlardı ki" şeklindeki sözleri geçmiş bulunmaktadır.
İbn Abdilberr der ki: Alimlerin cumhurunun kanaatine göre bu,
zifaf dolayısıyla kadının bir hakkıdır. Yanında başka bir zevcenin olup
olmaması arasında fark yoktur. Nevevi'nin de naklettiğine göre, eğer yanında
başka zevcesi yoksa bu kadar süre kalmak müstehabdır. Aksi takdirde vacibdir.
Bu nakil, ashab-ı kiramın çoğunluğunun söylediklerine uygun düşmektedir.
باب: من طاف
على نسائه في
غسل واحد.
102. BÜTÜN HANIMLARINI DOLAŞARAK BİR DEFA ĞUSLEDEN KİMSE
حدثنا عبد
الأعلى بن
حماد: حدثنا
يزيد بن زريع:
حدثنا سعيد،
عن قتادة: أن
أنس بن مالك
حدثهم: أن نبي
الله صلى الله
عليه وسلم كان
يطوف على
نسائه في
الليلة
الواحدة، وله
يومئذ تسع نسوة.
[-5215-] Katade'den rivayete göre Enes İbn Malik r.a. kendilerine şunu
tahdis etmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir tek gecede bütün
hanımlarını dolaşırdı. O zaman onun dokuz hanımı vardı."
باب: دخول
الرجل على
أهله في يوم.
103. ERKEĞİN, BİR GÜNDE BÜTÜN HANIMLARININ YANINA GİRMESİ
حدثنا فروة:
حدثنا علي بن
مسهر، عن
هشام، عن أبيه،
عن عائشة رضي
الله عنها:
كان
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم إذا
انصرف من
العصر دخل على
نسائه، فيدنو
من إحداهن،
فدخل على
حفصة، فاحتبس
أكثر ما كان
يحتبس.
[-5216-] Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve
Sellem ikindi namazını bitirdikten sonra hanımlarının yanına girer, onlardan
birisine yaklaşırdı.
(Bir keresinde) Hafsa'nın evine girdi ve daha
önce kaldığından daha uzun bir süre kaldı ... "
باب إذا
استأذن الرجل
نسائه في أن
يمرض في بيت
بعضهن فأذن له.
104. ERKEĞİN HASTALANDIĞINDA HANIMLARINDAN BİRİSİNİN EVİNDE
BAKILMASI İÇİN ONLARDAN İZİN İSTEMESİ VE ONLARIN DA ONA İZİN VERMESİ
حدثنا
إسماعيل قال:
حدثني سليمان
بن بلال: قال
هشام بن عروة:
أخبرني أبي،
عن عائشة رضي
الله عنها: أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم كان يسأل
في مرضه الذي
مات فيه: (أين
أنا غدا، أين
أنا غدا). يريد
يوم عائشة،
فأذن له
أزواجه يكون
حيث شاء، فكان
في بيت عائشة
حتى مات
عندها، فمات
في اليوم الذي
كان يدور علي
في بيتي،
فقبضه الله
وإن رأسه لبين
نحري وسحري،
وخالط ريقه
ريقي.
[-5217-] Aişe r.anha'dan rivayete göre "Rasulullah Sallallahu Aleyhi
ve Sellem vefatı ile neticelenen hastalığında Aişe'nin gününü kastederek: Yarın
ben neredeyim, yarın ben neredeyim, diye sorardı. Hanımları nerede isterse
orada olabileceğine dair ona izin verdiler. Bunun üzerine o da vefat edinceye
kadar A-işe'nin evinde kaldı.
Aişe dedi ki: O, (sıraya göre dolaşmaya devam etmiş olsaydı bile)
sıranın bana gelmesi gereken günde, benim evimde vefat etti. Başı benim
gerdanım ile göğsüm arasında iken Allah ruhunu kabzetti ve onun tükürüğü benim
tükürüğüme karıştı."
AÇIKLAMA:
Bu hadise dair açıklamalar daha önce Meğazi bölümünün sonlarında
Nebi s.a.v.'in vefatı anlatılırken (4442.hadiste) geçmiş bulunmaktadır. Hadisin
burada zikredilmesinden maksat ise, onlara ayrılan günü sırayla paylaştırmanın
bu hususta izin vermeleri ile artık ortadan kalkacağını belirtmektir. Çünkü
onlar böylelikle günlerini evinde bulunduğu kadına hibe etmiş gibi oluyorlar.
باب: حب الرجل
بعض نسائه
أفضل من بعض.
105. ERKEĞİN HANIMLARINDAN BİRİSİNİ DİĞERLERİNDEN DAHA FAZLA
SEVMESİ
حدثنا عبد
العزيز بن عبد
الله: حدثنا
سليمان، عن
يحيى، عن عبيد
بن حنين، سمع
ابن عباس، عن
عمر رضي الله
عنهم: دخل على
حفصة فقال: يا
بنية، لا
يغرنك هذه
التي أعجبها
حسنها وحب
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم إياها.
يريد عائشة،
فقصصت على
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم فتبسم.
[-5218-] İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre; Ömer r.a. Hafsa'nın yanına
girerek: "Kızcağızım şu güzelliği ve Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve
Sellem'in sevgisi dolayısıyla kendisini beğenen o kadının hali -Aişe'yi
kastetmektedir- seni aldatmasın ... dedi. (Ömer devamla dedi ki): Ben de (bunu)
Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattım, o da gülümsedi."